Şampiyonlar Ligi'nin lig aşamasının son perdesi açıldı, tüm maçlar aynı anda, sanki bir tiyatro oyunuymuş gibi başladı. Perdeye çıkan takımlardan biri de tabii ki bizim Galatasaray'dı. Hem de nerede? Manchester City deplasmanında! Yani hani o 'paranın kokusu'nun en yoğun olduğu, topun yuvarlak değil de köşeli gibi sektirildiği yerlerden birinde...
Bu mücadelenin tam da 'düğüm çözülüyor' denilen anlarında, City cephesinden ilginç bir hareket geldi. Takımın hızlı çocuğu, yani Leroy Sane kardeşimiz, aniden 'kaslarım bugün grevde' pozu takındı. İkinci yarıda bir başladı, 'ayy, buram da ağrıdı, oram da' diye mızmızlandı durdu. Bir süre direndi gerçi, belki kendine 'hadi koçum, maç bitiyor' dedi ama yok, vücut 'yeter artık!' deyince 80. dakikada havlu atmak zorunda kaldı.
Sane, kulübeye doğru 'bana müsaade' derken, yerine kim mi girdi? Bizim Kaan Ayhan! Evet, yanlış duymadınız, Kaan Ayhan! Hani o savunmanın bel kemiği, orta sahanın kilit ismi... Şimdi burada akla geliyor: Guardiola mı 'Galatasaray'a bir jest yapalım, bir forvetimizi çıkarıp defansif oyuncu alalım' dedi, yoksa Kaan Ayhan mı 'Sane yoruldu, ben koşarım' diye gönüllü oldu? Bilemiyoruz. Ama City'den forvet çıkıp, Galatasaray'a karşı defansif oyuncu girmesi de ayrı bir 'stratejik' mizah unsuru oldu tabii. Sanki 'biz zaten öndeyiz, siz de fazla zorlamayın' der gibiydi bu hamle.