Abi bu Chelsea var ya, bazen insanı hayretlere düşürüyor. Hani 'para bizim, ister yakarız ister yeriz' derler ya, işte tam da öyle bir durum. Hatırlayın, Manchester City'den Raheem Sterling'i aldılar 56 milyon euroya! Sanki mahalle bakkalından ekmek alıyorlar, 'ver iki tane Sterling' der gibi... Şimdi ne mi yapıyorlar? Adamdan kurtulmak için akla karayı seçiyorlar, hatta bedavaya yollamaya razılar! Resmen 'Git Allah aşkına, borcumuz olsun!' moduna geçmişler.
Düşünsenize beyler, haftalık 325 bin Sterlin! Yani bu Raheem kardeşimiz, bizim çoğumuzun bir ömürde kazanamayacağı parayı bir haftada çatır çatır alıyor. Ama ne için? Son bir yıldan fazladır Chelsea'nin A takımının forması yüzü görmemiş! Belli ki profesyonel bir 'ısınma antrenmanı uzmanı' ya da tribünde en iyi koltuğu deneme görevlisi falan. Chelsea de bu 'maaşını yattığı yerden al' durumundan öyle bir bunalmış ki, kış transfer dönemi bitmeden kapının önüne koymak istiyorlar. 'En az zararla nasıl kurtuluruz' diye kafa yoruyorlar. Halbuki zararın neresinden dönsen kar, bedava yollamak bile kar sayılacak bu durumda.
Tabii bizim Raheem kardeşimiz de armut toplamıyor. Geçen sezon Arsenal'de kiralık oynamış, belli ki kafasına pek yatmamış bu işler. 'Bir daha kiralık mı? Asla!' modunda. Haziran 2027'ye kadar sözleşmesi var, yani isterse oturur o koltukta, çatır çatır parasını alır. Chelsea de bunu bildiği için diken üstünde. Ya bir takıma gidecek (ki Chelsea muhtemelen üstüne para bile verir) ya da 'kontratım bitene kadar yatarım' diyecek. Hani 81 maçta 19 gol, 15 asist fena değil aslında ama 56 milyon euro ve o maaşla beklenti neydi acaba? Belli ki Chelsea için bu 'aşk' bitmiş, ayrılık kaçınılmaz!