Vay vay vay! Aylardır sesi soluğu çıkmayan Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, sonunda kafasını kumdan çıkarmaya karar vermiş beyler! Sanırsın adamcağız Mars'taydı da yeni dönüş yaptı. Belli ki tribünlerden yükselen o 'yönetim istifa' nidaları, evinde otururken kulaklarına kadar gelmiş. Hani derler ya, 'Sükût ikrardan gelir' diye, Adalı Başkan da bu sözü biraz abarttı herhalde. Ama neyse ki bu uzun sessizlik, yerini heyecanlı bir basın toplantısına bırakacakmış. Yarın öğleden sonra Tüpraş Stadyumu'nda mikrofonu kapıp 'konuşacağız' diyecekmiş. Merakla bekliyoruz, acaba sihirli bir formül mü açıklayacak, yoksa sadece dertleşecek mi bizimle?
İşin aslı, bu suskunluğun bozulma nedeni de çok belli. Hani 'dört büyükler' diye bir tabir var ya, işte o dört büyükler içinde transfer piyasasında 'yok' hükmünde olan tek takım Beşiktaş. Kocaman yaz döneminde sadece bir tane transfer yapıp, sonra da 'Biz zaten güçlüyüz' triplerine girince, taraftar da haklı olarak çıldırdı tabii. Kötü sonuçlar üst üste gelince, 'yönetim' ve 'takım' kelimeleri taraftarın lügatinde 'sinir krizi'yle eş anlamlı olmaya başladı. Eee, hal böyleyken kim olsa kamera karşısına çıkıp bir şeyler geveleme ihtiyacı duyardı herhalde. Adalı Başkan da bu ateşli ortamda bakalım ne gibi 'bomba' açıklamalar yapacak.
Yarın saat 15.00'te Tüpraş Stadyumu'nda tüm gözler Adalı Başkan'ın üzerinde olacak. Umarım bize 'transferler yolda, merak etmeyin' masalı anlatmaz da, birazcık olsun gerçekçi bir tablo çizer. Yoksa bu taraftar, 'suskunluk' bitti diye sevindiği kadar, 'boş vaatlerle dolu' bir konuşmayla daha da sinirlenebilir. Belki de bir stratejik deha örneği gösterip, tüm faturayı birilerine keser, kim bilir! Hadi bakalım, kahveler hazır mı, sandalyeler yakın mı? Çünkü bu basın toplantısı, ya Beşiktaş camiasını biraz olsun sakinleştirecek, ya da bambaşka bir fırtınanın başlangıcı olacak!