Abicim, izledik mi dün akşamki Karagümrük maçını? Galatasaray aldı 3-1, eyvallah. Güzel maçtı, hatta bizimkiler iyi toparlandı diyelim. Ama asıl olay ne biliyor musun? Bizim gol makinesi Mauro Icardi, sahaya 70. dakikada girdi, falan filan... Gol de atamadı, neyse. Ama maç bitiş düdüğüyle birlikte yaptığı hareket var ya, bildiğin rekor kırdı sprintte! Ama kaleye değil, direkt soyunma odasına! Sanki lavaboda musluğu açık unuttu, öyle bir acelesi vardı.
Şimdi bizimkiler orta sahada toplanmış, taraftarı selamlıyor, 'Eyvallah abiler, ablalar' modunda. Normalde her futbolcu yapar bunu, galibiyeti kutlarsın. Ama Icardi'ye bakıyorsun, o zaten çoktan tünelin ucunu dönmüş, 'Çaylar hazır mı, duş suyu ısındı mı?' dercesine adımlıyor. Hani olur ya, maç erken biter, antrenman bitmiştir, hemen koşarsın duşa. Icardi bildiğin o ruh haliyle sahadan ayrıldı, sanki duş almak galibiyeti kutlamaktan daha öncelikliydi. Ne diyelim, belki de cildine iyi gelen özel bir şampuanı vardır, geç kalmak istememiştir.
Sonra da ne görüyorsun? Adam stattan menajeri Elio Pino'yla birlikte özel araçla taksiye biner gibi ayrılıyor. Hani 'Geleceği belirsiz' deniyordu ya? Acaba menajeri soyunma odasında valiziyle falan mı bekliyordu, maç bitince 'Hadi kaptan, uçağa yetişiyoruz!' diye? Valla sosyal medya yıkıldı 'Adam duş almaya mı gitti, transfer görüşmesine mi?' diye. Benim tahminim, iyi bir duş + erken kaçış = yeni dedikoduların başlangıcı! Ne diyelim, topçunun hali bir başka!