Arkadaşlar, şimdi bu Fenerbahçe-Trabzonspor maçından sonra ortam bir gerildi, Savic diye bir abimiz çıktı, sanki tüm ligin beka sorunu kendi omzundaymış gibi bir açıklama yaptı. Maç 1-0 bitmiş, Fener kazanmış, Trabzon yenilmiş. Normalde kaptan çıkar, 'Kötü oynadık, dersler çıkardık' der, falan filan. Ama Savic? O direkt level atlamış, 'Bu Trabzonspor'un mağlubiyeti değil, Türk futbolunun mağlubiyetiydi!' demiş. Vay anasını sayın seyirciler, sanki 1-0'lık yenilgi değil, ülkenin milli takımı Dünya Kupası'ndan elenmiş de haberimiz yok! Bir maç kaybettin be abi, tüm sistemi çökerttin!.
Neden mi Türk futbolu mağlup olmuş peki? Çünkü Savic'e göre sahada 'futbol falan oynanmamış'. E şimdi 90 dakika top peşinde koşuldu, bir takım gol attı, diğer takım yedi, hakem düdük çaldı... Buna ne denir, uzayda senfoni mi? Yoksa Savic abimiz, 'futbol' tanımını sadece 7-0 biten, artistik vuruşlarla dolu, hakem hatalarının sıfır olduğu mükemmeliyetçi bir sanat eseri olarak mı görüyor? Sonra başlamış 'Türk futbolunun çözülmesi gereken sorunları var' diye. Vallahi haklısın Savic, en büyük sorun belki de bir maç yenilince tüm ligi topa tutma refleksi olabilir mi acaba? Bizim ligde maçlar değil, felsefe sempozyumları yapılıyor sanki sahada, hakemler de hakem değil, varoluşsal krizi yöneten filozoflar mübarek.
Neyse ki, maçta golü bulanlardan biri olan Ernest Muçi, daha pozitif bir havada, 'iyi başladığımız bir maç oldu, golü de bulduk, harika bir takımız' derken, anlaşılan o ki herkesin 'futbol' tanımı farklıymış. Yani özetle, Trabzonspor bir maçı kaybetmemiş, Savic'in gözünde Türk futbolu bir kez daha 'varoluşsal bir bunalıma' girmiş. Vay be, biz de sıradan bir Süper Lig maçı izledik zannetmiştik! Meğerse tarih yazılmış da haberimiz yokmuş.