Arkadaşlar, duydunuz mu? Beşiktaş Başakşehir'i 2-1 devirdi, eyvallah, sevindik, üç puanı aldık cebimize koyduk. Ama o sevinç kursağımızda kaldı sanki biraz. Neden mi? Çünkü yine bir kurban verdik sahaya! Salih Uçan, o kadar koşuşturmaya, o galibiyet mücadelesine dayanamadı ve bacağı resmen 'Ben çıkıyorum kardeşim!' dedi.
Kulüpten yapılan açıklamaya göre, bizim Salih'in sağ uyluk arka adale, tendon bileşkesi denen o kritik bölgede (hani şu 'biceps femoris' diye havalı havalı adını söyledikleri yer var ya), bir gerilme ve üstüne de ödem tespit edilmiş. Yani anlayacağınız, Salih'in kası 'Yeter be! Bu kadar galibiyet yükünü ben mi çekeceğim?' diye isyan bayrağını çekmiş. Ne diyelim, zaferin bedeli her zaman ağır olur derlerdi de, bu kadar da bacakları yormasaydık iyiydi sanki.
Şimdi taraftar bir yandan sevinsin mi üzülsün mü bilemiyor. Haksız da değiller hani, her galibiyet sonrası bir sakatlık haberi gelince insanın aklına 'Acaba bu takım pirinçten mi yapılmış?' diye gelmiyor değil. Salih'e geçmiş olsun diyelim, en kısa sürede sahalara dönsün de, bu takımın zaten dar olan kadrosu daha da incelmesin. Yoksa maçlara çıkarken 'Haftaya kimin bacağı isyan edecek?' diye iddiaya gireceğiz vallahi!