Ne yapsın canım Fenerbahçe, Aston Villa deplasmanına gidip de 1-0 mağlup olmak... Aman efendim, kimsenin aklına gelmezdi! Ama durun, hemen karalar bağlamayın. Sarı-lacivertliler, bu 'göz kamaştırıcı' mağlubiyete rağmen, Avrupa Ligi'nde son 16 için play-off oynamayı garantilemiş! Tebrikler! Hani bazen bir maçı kaybedersin ama aslında kazanırsın derler ya, bu biraz o hesap galiba. Adamlar 'biz yenilsek bile bir yolunu buluruz' dediler herhalde, helal olsun.
Şimdi efendim, bu garantileme dediğimiz şey de öyle küçük bir şey değil. UEFA Avrupa Ligi'nin lig etabını ilk 24 içinde bitirmeyi garantilemişiz. Vay be! Neredeyse tüm takımların katıldığı bir turnuvada ilk 24'e girmek... Alkışlar falan... Üstelik matematiksel olarak ilk 8 ihtimali de bitmemiş, ama o da öyle bir 'ihtimal' ki, bizim kahvede pişen çayın Mars'a düşmesi ihtimaliyle aynı kategoride. Yani anlayacağınız, yine uzun yoldan, play-off turundan gideceğiz. Hadi bakalım, hayırlısı, yollar bize hep açık olsun da...
Peki şimdi bu play-off'ta kimlerle dans edeceğiz? O da 'Football Meets Data' diye bir abimiz var, matematik dehası falan, o hesaplamış. Yüzde 12 ihtimalle Panathinaikos ya da Viktoria Plzen çıkabilirmiş. İyi hoş da, Panathinaikos taraftarın tansiyonunu yükseltir, Plzen'i de kimse tanımazdı şimdiye kadar. Celtic, Bologna, Dinamo Zagreb... Listede öyle isimler var ki, 'yahu bu takım hangi ligde oynuyordu?' diye Google'a sormadan maçı izleyemeyeceğiz. Lille, Nottingham Forest, Kızılyıldız falan da var. Yani anlayacağınız, yine bir 'Avrupa'da kiminle oynuyoruz' sezonu bizi bekliyor. Şimdiden sabırlar dileyelim, hem kendimize hem takıma. Bakalım top kimin başına gelecek...