Şimdi efendim, bizim Cim Bom durur mu, durmaz! Şampiyonluk yarışı falan hikaye, asıl macera transferde. Gözlerine kestirmişler Atletico Madrid'in Arjantinli 'oyun kurucu' (!) çocuğu Thiago Almada'yı. Hani şu kariyerinde Velez Sarsfield'dan MLS'e, oradan Atletico'ya uzanan (ara duraklarda Botafogo ve Lyon da var, sanki biraz turist gibi dolaşmış çocuk) gezgin ruhlu arkadaş. Demişler ki biz bunu alalım, tabii öyle dosdoğru değil, 'kiralık ama sonra bizim olur inşallah' formülüyle. Üç milyon euro kira desen, maaşının tamamını da biz öderiz desen... Anlaşılan Galatasaray bu sefer cebindeki akrebi biraz fazla gevşetmiş.
E tabii, 'satın alma opsiyonu' denen o meşhur kelime var ya, işte o tıkanmış iş. Atletico diyor ki 'biz bunu ucuza vermeyiz', Galatasaray diyor ki 'abi dur daha yeni tanıştık!' Ama asıl bomba nerede biliyor musunuz? Okan Hoca, o bizim karizmatik teknik direktör, almış telefonu eline, çevirmiş Almada'yı. Ne anlattıysa artık, hangi sihirli kelimeleri kullandıysa, çocuk "vay be, böyle vizyon görmedim" demiş! Hatta ve hatta "kulüpler anlaşsın, ben hazırım" diye mesaj yollamış. Vay be, Okan Hoca transferin sadece menajerlerle değil, tatlı dille de yapılabileceğini göstermiş resmen.
Yani düşünsene, adam Atletico'da bu sezon 19 maçta 2 gol 1 asist yapmış, öyle aman aman rakamlar da değil hani. Ama Okan Hoca'nın diline düşmüş bir kere. Belli ki Galatasaray projesi 'aşk-ı memnu' etkisi yaratmış. Şaka maka, eğer bu transfer gerçekleşirse, Okan Buruk'un telefonla ikna yeteneği ders olarak okutulur valla! Bakalım Atletico o 'makul opsiyon' konusunda ikna olacak mı, yoksa Almada'nın gönlü Cimbom'da kalıp da kulüpler anlaşamayınca ortada mı kalacak? Bu transfer sezonu da başka filmlere gebe anlaşılan.