Abi şimdi Nihat Kahveci de öyle boş konuşan bir adam değil, yeri geldi mi lafı gediğine koyar. E bu hafta da Galatasaray'ın Gaziantep FK ile 1-1 berabere kaldığı maç sonrası aldı mikrofonu eline, adeta bir toplu ifşa seansı yaptı sarı-kırmızılılara. Hani birini sevse şaşırırız derken, gerçekten de sadece bir ismi ayırmış, gerisini sanki antrenmanda 'pas pas' olmuş gibi yere sermiş. Vallahi Nihat abi, bu kadar da olmaz dedik ama demek ki varmış bir bildiği. Takımın genel durumunu 'mental yorgunluk' ve 'rehavet' tespitiyle özetlemiş ki bu bildiğimiz Nihat Kahveci'nin jargonuyla 'oyunculuk dışı' diye çevrilebilir herhalde.
Nihat abi maç için ne dese beğenirsin? '1 puan iyi' demiş! Ya birader, Galatasaray evinde Gaziantep'le 1-1 kalmışsın, neyine iyi? Tabi sonra açtı ağzını, 'Bayo o 90+5'teki pozisyonu gol yapsaydı 2-1 giderdiniz, halinize şükredin' diye ekleyiverdi. Hah, işte burası biraz mantıklı. Demek ki Galatasaraylı taraftarın kalbi dayanmamış o gerilime, 1 puanla dönmeleri kaderin bir cilvesiymiş, Nihat abi de durumu 'üzülmeyin beyler, daha kötü olabilirdi' diye yorumlamış. Resmen teselli veriyor, koskoca Galatasaray'a hem de!
Tribünler zaten 'istifa' diye inlemiş. Nihat abi de şaşırmış 'en son ne zaman duydum hatırlamıyorum' diye. Belki de bu kadar 'mental yorgunluk' içinde olan taraftar, 'istifa' diye bağırmaya bile yorulmuştur kim bilir. Maça niye az kişi gelmiş? Nihat abiye göre; 'küskünlükten, bilet pahalı, hava soğuk.' Ben de diyorum, belki de maçın heyecanına dayanamayacakları için evde kalmışlardır. Galatasaray'da rehavet, mental yorgunluk gırla gitmiş. Sanki sahaya pijama ile çıkmışlar da son anda formayı giymişler gibi bir hal.
Peki, bu karambolde Nihat Kahveci'nin merhametinden nasibini alan tek isim kim? Barış Alper Yılmaz! 'Çırpınan tek isimdi' demiş Nihat abi. Anlaşılan diğerleri, o gün sahada top koşturmaktan çok, çayını yudumlayıp maç izleme modundaymış. Bari Barış Alper'e bir madalya taksınlar, 'Nihat Kahveci Onaylı Tek Oyuncu' diye. Valla diğerlerinin yerinde olsam, Nihat abi program yaparken yanına bir kova su koyardım, olur da susuzluktan boğazı kurur da eleştirilerine ara verir diye!