Beşiktaş, Başakşehir maçında yine klasik bir geri dönüşe imza atmış. Hani olur ya, dersin 'Bu maç gitti' tam o anda bir bakmışsın yeni transferler El Bilal Toure ve Cengiz Ünder fişek gibi topu ağlara yollamış, Cerny de asistini paspas gibi sermiş! Skorboardda 2-1 yazıyor, Beşiktaşlılar oh çekiyor. E tabi, yeni yüzler gelince, insan bir umutlanıyor, 'Acaba?' diye içinden geçiriyor.
Maç bitimi Sergen Hoca beIN SPORTS mikrofonlarına uzanmış. Önce taraftara teşekkürler, sevgi gösterisi muhteşemdi falan filan... Sonra başlıyor tatlı-sert eleştirilere: 'Çocuklar iyi gayret etti, savaştı amaaa...' İşte o ama var ya, futbol yorumcularının ekmeği o 'ama'. Hemen arkasından yapıştırmış: 'Oyunsal anlamda çok ciddi eksiklerimiz olduğu bir gerçek!' Yani demeye getiriyor ki, 'iyi mücadele ettik de, futbol tam olarak oynamadık daha!' Hadi canım, topu kaleye soktular daha ne olsun?
Ve tabii ki o meşhur Sergen klasiği: 'Biraz zamana ihtiyacımız var!' Sanki uzay mekiği inşa ediyorlar, hemen otursun takım diye bekliyoruz. Hoca diyor ki, 'Bir dahaki milli maç arasından sonra oyuncularla birbirimize alışmış olacağız.' Yani beyler bayanlar, takımın 'oturma' süreci milli aralara endeksli. Belki bir sonraki arada Sergen Hoca, oyuncuların burçlarını falan da öğrenir, daha iyi anlaşırlar, kim bilir?
Bir de 'Kazanmak lazım!' vurgusu yapmış. Vay be, kim bilebilirdi ki? Sanki takım kurmak için değil de, bir felsefe okulu açmak için gelmişiz. Ama sonra ekliyor, 'Sadece 1 maç kazandık.' Ha tamam hocam, anladık, henüz daha yolun başındayız, bu yol uzun. Umalım ki o 'oturmuş takım' efsanesi, çok bekletmez bizi, yoksa taraftarın sabır taşı çatlayabilir! Hele bir de milli arada takım oturmazsa, yandı gülüm keten helva...