Şimdi bizim Başkan Serdal Adalı yine çıktı ortaya, forma sırt sponsorluğu falan hikaye, asıl konu tabi ki Rafa Silva! Ne oldu, ne bitti diye kulak kesildik hemen. Meğerse Benfica denilen ekip, bizim Rafa'ya göz dikmiş. Resmen gelmişler, kapımızı çalmışlar, 'Rafa'yı bize verin' demişler. Başkan da tabii boş durur mu, almış mikrofonu eline, başlamış dertleşmeye, daha doğrusu rest çekmeye. Sanırsın kahvede okey masasındaki ortağına konuşuyor, o derece rahat.
Başkan Adalı dedi ki, 'Benfica bir teşebbüste bulundu, biz de onlara taleplerimizi bildirdik.' Yani kısacası, 'Kardeşler, bu topun ağzı var, ben de bu topun ağzından anlarım' demiş resmen. 'Eğer bizim istediğimiz o 'mertebe'ye gelirse bu iş, o zaman Rafa gider,' diyor. Bak bak bak, 'o mertebe' ne kadar gizemli, sanki bir hazine sandığının şifresi! Yok öyle beleşten Rafa almak, Adalı net mesajı vermiş: Bu işin bir bedeli var, babacığım!
Ha, eğer o 'mertebe'ye gelemezlerse, o zaman Rafa burada kalacakmış, Beşiktaş'ın aslanlar gibi oyuncusu olarak hayatına devam edecekmiş. Yani anlayacağın, 'Ya parayı basarsınız, ya da Rafa'yı burada çayını yudumlarken izlersiniz' demiş Başkan. Helal olsun Adalı'ya, pazarlık dediğin böyle olur! Rafa Silva da bakmış ki, değeri paha biçilemez bir tablo gibi, keyfi yerine gelmiştir herhalde. Şimdi top Benfica'da, bakalım cüzdanları bizim Başkan'ın gözündeki 'mertebe'ye ulaşabilecek mi?