Ya şimdi bizim Fenerbahçe'nin satış listesinin baş köşesinde oturan Youssef En-Nesyri kardeşimiz var ya? Hani şu Afrika Kupası'nda Fas formasıyla goller atan, finale yükselen eleman. Heh, işte o adamın peşine düşenler bitmiyor. Fenerbahçe'nin 'Acaba satar mıyız?' diye düşündüğü En-Nesyri'ye hem İngiltere'den Everton, hem İtalya'dan Napoli, hem de bizim zengin kanka Al Sadd talip olmuş. Adamın kafası bayağı karışık olmalıydı, o kadar kupanın stresinin üstüne bir de transfer meselesi, yorgunluktan gol kaçıracak diye korktuk vallahi!
Neyse efendim, bu Everton abimiz En-Nesyri için tam 20 milyon Euro'luk satın alma opsiyonlu bir kiralama teklifi yollamış. Hani derler ya 'yaparız bi güzellik' diye, aynen öyle bir şey. Ama bizim En-Nesyri'den gelen cevap ne? Sözcü gazetesinin haberine göre, 'İngiltere'de oynamak istemiyorum' demiş ve hiç düşünmeden topu taca atmış! Vay be, insan bir düşünür, bir 'abi bir kahve içelim mi?' der. Adamın net cevabı bu olmuş. Şimdi hak vermek lazım, Fas'ın o sıcak, güneşli ortamından çıkıp İngiltere'nin o meşhur sisli, puslu havasına mı gitsin? Bir de o meşhur 'balık ve patates kızartması' menüsüyle falan uğraşacak hali yok herhalde.
Peki bu kadarla biter mi? Elbette hayır! Futbol piyasası bu, bir kapı kapanır, bin kapı açılır misali. Al Sadd, yani bizim Körfez temsilcimiz, bu 'İngiltere istemez' haberini duyunca hemen atlamış duruma. Demişler ki 'Evlat, gel sen bize. Yıllık 6.5 milyon Euro maaşının tamamını biz öderiz, üstüne de kiralama bedeli olarak sana 5 milyon Euro basarız'. Yani adamlar bildiğin 'sıcak havada top oyna, paranı cebine koy' modunda. E şimdi En-Nesyri'nin yerinde kim olsa ne yapar? Yağmurda çamurda top koşturmak mı, yoksa bol güneşli havada bol parayla keyif yapmak mı? Hadi bakalım, Faslı golcünün bahtı önümüzdeki günlerde nerelere açılacak, hep birlikte göreceğiz. Ama sanki cevabı biliyor gibiyiz, değil mi?