Abi şimdi bu teknik direktörler de bazen öyle laflar ediyor ki, sanırsın futbol değil de kuantum fiziği dersi veriyorlar. Bak mesela bizim Domenico Tedesco kardeşimiz, sağ olsun, Fenerbahçe'nin derdine derman arayanlara öyle bir 'tek kelimelik bomba' atmış ki, tribünler hala şaşkınlık içinde. Sormuşlar Tedesco'ya, 'Fenerbahçe'nin eksikliği ne?' diye. Adam durmuş, düşünmüş (muhtemelen kahvesinden bir yudum alıp), sonra ağzından çıkan tek kelime 'Mourinho!' olmuş. Vay arkadaş, sanki büyülü bir formül verdi, hani filmlerde olur ya, kayıp hazinenin şifresi gibi. Meğer tüm dertlerin devası o tek kelimeymiş!
Şimdi bizim Tedesco'nun bu 'Mourinho' çıkışı, malum, Portekizli özel adamın Fenerbahçe'ye gelişiyle ilgili. Belli ki Tedesco da Mourinho'nun sadece taktik tahtasında değil, kulübün genel havasında, o 'kazanan ruhu' denilen mevzuda yarattığı etkiyi görmüş. Hani derler ya, 'bu takımın ruhu eksik', 'lideri yok', 'baskıyı kaldıramıyor'... İşte Tedesco'ya göre bunların hepsinin cevabı tek kelime: Mourinho. Yani anladık, tek kelimeyle koskoca bir eksiklik listesini özetlemiş oldu. Mourinho'yu getirin, sorun çözülsün, her maç sonu bahaneler yerine, 'o özel adam yine bir şeyler yaptı' diyelim, oh mis!
Tabii şimdi herkesin aklında aynı soru: Bir tek kelime, hatta bir tek adam, koca bir camianın bütün eksiklerini nasıl kapatır? Tedesco'nun dediğine göre, öyle kapatırmış işte! Ne diyelim, biz de merakla izliyoruz bu 'Mourinho' mucizesini. Bakalım bu 'bomba cümle' sahada nasıl patlayacak, yoksa sadece lafta mı kalacak? Bir sonraki kahve muhabbetinde bu konuyu bir daha masaya yatırırız artık.