Arkadaşlar, dostlar, gece gündüz 'Kim geliyor, kim gidiyor?' diye kafası şişen taraftar kardeşlerim! Büyük bir müjde mi veriyorum, yoksa hep birlikte derin bir yas mı tutuyoruz, henüz karar veremedim ama Trendyol Süper Lig ve diğer profesyonel liglerde yaz transfer dönemi resmen sona erdi. Yani o bitmek bilmeyen 'geliyor, geldi, geliyor ama imza atmadı' serüvenleri, 'Son dakika bombası!' diye heyecanlanmalarımız şimdilik tarihin tozlu raflarına kalktı. Kulüplerin kasaları da, yöneticilerin telefonları da, menajerlerin uçak biletleri de birkaç ay huzura kavuştu diyebiliriz. 'Şimdilik' diyorum, çünkü futbol aleminde huzur pek uzun sürmez bilirsiniz.
Artık gece yarısından itibaren, 'Acaba yarın antrenmana yeni yüz kimle çıkacağız?' diye meraklanmanıza gerek yok. Ocak ayına kadar kadrolara dışarıdan takviye yapmak yasak. Yani ne buldularsa, ne aldıysalar onunla idare edecekler. Tabii bu durum, bizim futbol kulüplerinin ve taraftarının transfer bağımlılığını tedavi eder mi, orası muamma. Emin olun şimdiden 'Kışın mutlaka 10 numara almalıyız!' veya 'Şu stoperle şampiyonluk gelmez' fısıltıları başlamıştır bile. Boş geçen her dakika, yeni bir transfer dedikodusuna gebe sanki.
Ama merak etmeyin, bu acı ayrılık çok uzun sürmeyecek. Zaten bizim kulüpler o kadar uzun süre transfer yapmadan durabilir mi? Yılın ikinci transfer şöleni, yani kış transfer dönemi için tarihler belli: 5 Ocak 206 ile 10 Şubat 2026! Evet, yanlış okumadınız, 206! Demek ki o kadar ileri görüşlüyüz ki, 206'nın transfer planlarını şimdiden yapmaya başlamışız. Yoksa yanlış mı yazdık? Her neyse, o zamana kadar kulüpler umarım ellerindeki paraları sağda solda çarçur etmez de, kışın gerçekten işe yarayan birilerini alır. Ya da alamaz... Türkiye Ligi burası, ne bekliyorsun ki?