Bildiğiniz üzere, Süper Lig'imiz her ayın sonunda toplumsal barışı dinamitleyen, klavye şövalyelerini galeyana getiren o efsanevi anketi düzenler: "Ayın Golü"! Ve Aralık ayının kazananı da, tüm oyların namusuyla, Göztepe'ye attığı golle Ernest Muci oldu! Tebrikler Muci, bayağı bir parmak izi bıraktın sanal alemde. Süper Lig'in resmi hesabı da bu demokratik zaferi "bakın millet seçti" edasıyla duyurdu, herkes keyfine baksın sanıldı. Ama ne mümkün!
Ancak durun, olay burada bitmedi tabii ki. Sanırsın "Muci'nin golü" diye açıklama yapıldıktan sonra tüm Türkiye şen şakrak halaya durdu. Ama o da ne? Tam 23 koca saat sonra, yani koskoca bir günün neredeyse tamamı geçtikten sonra, Galatasaray'ın resmi sosyal medya hesabı devreye girdi. Sanki "Şu an cevap versek tadı kaçar, biraz demlensin" demişler gibi, olayı alıntılayıp üstüne bir de "Kıyaslamaya dahi girmeyecek kadar enfes goldü." notuyla Osimhen'in Samsunspor'a attığı o müthiş golü yapıştırdılar. Yani kısaca, Süper Lig'e "sizin topunuz kaç ki?" ayarı çektiler.
Eh, durum böyle olunca ne oldu? Ortam anında "yangın yeri"ne döndü. Sosyal medya denen o uçsuz bucaksız deryada, herkes kendi takımının golünü savunmaya, rakibinkini "eh işte" kıvamına getirmeye başladı. Sanki futbol sadece gollerden ibaret değilmiş, bir de kimin golü daha estetik tartışması varmış gibi... Bize de düşen, çayımızı yudumlayıp bu tatlı atışmaları keyifle izlemek oldu. Ha bir de, arada "Ya hakemin gözü kör müydü?" diye soranları da duymadık sanmayın! Futbol bu, tartışmasız olmaz.