Alo, taraftar! Yine bir transfer dedikodusu kulaklarımızı çınlatıyordu: Duvan Zapata. Beşiktaş, malum, ara transferde harikalar yaratmak için kolları sıvamış, 'acaba kimi alsak da lige damga vursak' diye düşünürken, bu Kolombiyalı abimizin ismi havalarda uçuşmaya başlamıştı. İtalyan basını 'Beşiktaş Zapata'yı istiyor' diye çalkalanırken, bizim Kartal da bir yandan 'Kimleri alsak, kimleri uçursak' derdindeydi anlaşılan.
Derken, Torino Başkanı Urbano Cairo çıktı sahneye, hem de Cagliari maçının ardından, 'Zapata ve Beşiktaş mı? Hiçbir şey bilmiyorum, benim için tamamen yeni bir konu' demez mi? Yahu başkan, koskoca Beşiktaş'ın ilgisini nasıl bilmezsin? Ya bizimkiler o kadar gizli çalışıyor ki CIA halt etmiş, ya da bu dedikodular biraz 'ısmarlama' duruyor, ne dersin? Hani, 'ben bilmiyorum, duymadım, görmedim' demenin arkasında acaba bir 'aman almasınlar, bize kalsın' mı var, yoksa 'yok canım, bu Zapata'yı kim alır' iması mı var, çözemedik.
Şimdi tabi başkan 'bilmiyorum' deyince, ister istemez bir düşünüyorsun: Bu Zapata, hani şu bir zamanlar golleri sıralayan, adı büyük takımlarla anılan Zapata mıydı? Bir bakıyorsun bu sezonki istatistiklerine: 13 maç, 1 gol, 1 asist... Efsanevi bir golcü performansı denmez herhalde, değil mi? Hani Beşiktaş'ın forvet hattına 'çözüm' diye aranan isim bu mudur, biraz düşündürüyor insanı. Belki de başkanın 'bilmiyorum' demesi bir nevi kurtarma operasyonudur, kim bilir? 'Aman zaten pek de formda değil, bari üzerime kalmasın' falan gibi... Kariyerinde CD America'dan tut, Napoli'ye, Atalanta'ya kadar gezmedik kulüp bırakmamış, tam bir futbol göçebe. Belki de bu kadar kulüp dolaşınca, başkanlar da kim kiminle ilgileniyor karıştırıyordur, normal yani.
Velhasıl kelam, Beşiktaş'ın transfer gündemi yine bir 'Acaba kimler gelecek?' gizemine büründü. Zapata defteri, Torino başkanının 'hiçbir şey bilmiyorum' demesiyle adeta buz gibi bir havayla kapandı desek yeridir. Şimdiden yeni dedikoduları beklemeye başladık bile. Bakalım Kartal, bu kış transfer piyasasında hangi tavşanı şapkadan çıkaracak, ya da hangi tavşan 'beni tanımıyorum' diyecek, hep birlikte göreceğiz. Bizim işimiz zor, dedikodu takip etmekten sahaya bakamıyoruz bazen!