Arkadaşlar, geçen hafta Premier Lig'de ne maç oldu öyle! Manchester City, hani şu her maç en az 3 atar, rakibi sahaya gömer dediğimiz takım var ya? İşte o, Nottingham Forest deplasmanına gitmiş. Maçın ilk yarısı golsüz bitti ya, vallahi 'Acaba City otobüsü mü boşa aldı, yoksa unuttu mu hücum etmeyi?' diye düşünmeden edemedik. Guardiola'nın suratı da bir garip, sanki 'Ben bunları ne ara unutturdum gol atmayı?' der gibiydi.
Neyse ki ikinci yarıya biraz daha hareketli başladılar da, Reijnders sahneye çıkıp durumu 1-0 yaptı. 'Hah, dedik, geldi bizim City!' Ama durun durun, Forest da öyle kolay lokma değilmiş. Omar Hutchinson abimiz çıktı, 'Biz de buradayız!' dercesine skoru 1-1'e getirdi. İşte tam o an, kahvehanede herkesin içinden 'Eyvah, City puan mı kaybediyor şimdi?' diye geçtiğini duyar gibi oldum. Guardiola'nın kaşları iyice çatıldı tabii, haklı olarak.
Tam da herkes City'nin bu işi beceremeyeceğini düşünürken, sahneye kim çıktı dersiniz? Rayan Cherki! Reijnders'in golünde zaten asistini yapmıştı, bu sefer de 'Madem bunlar işi yokuşa sürüyor, ben bitireyim bari' dercesine topu ağlara gönderdi. Dakika 82'de o gol gelince, City'nin 'zahmet olmazsa' galibiyeti de cebine girmiş oldu. Forest'ın bütün o direnişi, Cherki'nin ayağından çıkan topla buhar oldu gitti. İşte böyle, 2-1'le City 40 puana yükseldi, Forest da garibim 18'de kaldı. Demek ki neymiş, bazen 'kurtarıcı' olmayı beklemeyeceksin, olacaksın!