Şimdi efendim, futbol dediğin garip bir oyun. Hani Beşiktaş'ın "Yeter ki gönderelim de kurtulalım" diye Verona'ya kiralık yolladığı, sakatlıklarla boğuşup "Bu adamdan bize hayır gelmez, satış umudumuz da bitti" dediği Al-Musrati var ya, işte o adam İtalya'da adeta küllerinden doğmuş! Resmen "Olmaz" denilen oldu, futbolun cilvesi bu olsa gerek. Biz burada "Bu Al-Musrati'yi kim alacak?" diye kara kara düşünürken, meğer Verona'da birileri "Bu çocukta iş var!" demiş.
Libyalı yıldız, Verona kariyerine öyle bir başlangıç yaptı ki, hani Beşiktaş taraftarı bile "İyi ki gitmiş!" diye şükretmiştir. İlk 11 maçın sadece 3'ünde sahne almış, 5 maçı da sakatlık yüzünden kaçırmış. Tamam, sakatlıklar kaderi ama Beşiktaş cephesinde "Herhalde kramponlarını asar" moduna girildiği anda, bizim delikanlı son 4 maçta bir ritim tutturmuş ki sormayın gitsin! Herhalde Verona'da suyuna bir şeyler katıyorlar ya da doktorları Messi'nin doktoruyla akraba falan. Ne olduysa oldu, performans bir anda tavan yapmış ve Verona yönetimi 7 milyon Euro'luk satın alma opsiyonunu kullanmayı kafasına koymuş. Vay anasını sayın seyirciler, bizim "yük" dediğimiz adam, meğer Beşiktaş'ın hazinesine can suyu olmuş!
Araya da bir güzel haber sıkıştırmışlar: Semih Kılıçsoy da Cagliari'de yavaş yavaş ısınıyor. O da Beşiktaş'tan satın alma opsiyonuyla kiralanan bir başka pırlanta. Geçtiğimiz hafta ilk golünü de attı, artık yavaş yavaş "Ben buradayım!" demeye başladı. Onun opsiyonu da 12 milyon Euro. Yani Beşiktaş'ın kasasına, hani şu "kimse almaz" dediğimiz Al-Musrati'den 7, Semih'ten de 12 milyon euro girmesi bekleniyor. Toplamda 19 milyon euro! Beşiktaşlılar "Allahım sana geliyorum" derken, diğer taraftarlar herhalde "Şans da bunlarda!" diye hayıflanıyordur. Futbolun ne getireceği belli olmazmış, bir kez daha görmüş olduk, iyi ki göndermişiz dediğimiz adamlar bir anda kasayı doldurur oldu!