Arkadaşlar bakın şimdi, yine oturmuşlar, piyasa değeri diye bir şey çıkarmışlar, ortalığı yıkıp geçmişler. Listenin ilk 10’u bir araya gelse, küçük bir kasabayı satın alır, üzerine de villa yaptırır. Tam 1.5 milyar eurodan bahsediyoruz ya! Bu paralarla biz çocukluğumuzda mahalledeki bakkalın bütün cipslerini alamazdık, şimdi top oynayan bebeler almış başını gitmiş. Menajerler de herhalde o paraları saymaktan gözlerini şaşı etmişlerdir. Vay anasını sayın seyirciler!
Gelelim zirveye! Erling Haaland, Lamine Yamal ve Kylian Mbappe... Üçü de 'Ben 200 milyon eurodan aşağı satılmam, kusura bakmayın' demiş gibi aynı fiyata demir atmış. Yamal dediğin çocuk daha yeni yeni ergenliğe adım attı, tıraş bıçağıyla bile tanışmamıştır belki, ama bakmışsın değeri bizden yüksek. Haaland desen, bildiğin gol makinesi, fabrikadan yeni çıkmış gibi. Mbappe de Real Madrid'in kasasını boşaltmaya and içmiş gibi, sonunda muradına erdi herhalde, o da 200 milyonluk koltuğuna kurulmuş. Ne diyelim, Allah daha çok versin ama bizim de gözümüz kaldı valla!
Listeye bakıyorsun, İspanya LaLiga resmen piyasayı domine etmiş, beş oyuncuyla 'burası benim çiftliğim' diyor. İngiltere'den üç, Almanya'dan iki isim var. Cole Palmer diye bir çocuk var Chelsea'de, daha dün parladı, hop 120 milyon euro olmuş. Sanki borsa spekülasyonu mübarek! Vinicius Jr., Bellingham falan derken, o paralarla kaç tane küçük lig takımına yatırım yapılır, düşünemiyorum bile. Bizim futbolculardan biri 'Değerim bu kadar' dese, gülerler adama. Neyse, biz de kahvede çayımızı içip 'Ah be, bizim zamanımızda böyle paralar yoktu' diye ah çekmeye devam edelim. Ekranda izlediğimiz adamlar, banka hesabı değil, bildiğin servet kutusu resmen!