Duydun mu kanka? Galatasaray'da yine bir ayrılık rüzgarı esiyor, ama bu sefer öyle 'kadro dışı kaldı', 'sakatlığı nüksetti' gibi basit bahanelerle değil. Direkt masaya yatırıp 'Al bakalım, sözleşmen geçmiş olsun dedi' kıvamında bir fesih haberi var ortada! Vallahi bu kulüplerin sözleşme imzalarkenki heyecanıyla fesih ederkenki soğukkanlılığı arasında dağlar kadar fark var. Anlaşılan o ki, 'ben artık Galatasaraylıyım' şarkısını söyleyenlerden biri, koro şefi tarafından sahneden indirilmiş. Kim olduğu henüz muamma ama, demek ki performansından ziyade, sözleşmesinin ömrü beklentileri karşılamamış!
Şimdi düşün, bir futbolcu olarak sözleşmeyi imzalıyorsun, hayaller kuruyorsun; Şampiyonlar Ligi'nde gol atmalar, taraftara üçlü çektirmeler falan... Sonra bir bakıyorsun, daha çayını bitirmeden, 'kusura bakma, bizim çaylar soğuk içilir' denip sözleşmen önünden alınıyor. Futbol işte böyle vefasız bir sevgili, dün alkışladığın adamın bugün valizini toplamasına göz kırpabiliyor. Muhtemelen 'hocam bana şans vermiyor' ya da 'takım arkadaşlarım pas atmıyor' gibi klasik savunmalarla vedalaşmıştır bu arkadaş. Ama gerçek şu ki, futbol arenasında sözleşme dediğin şey, bazen ömrü dolmadan, performansı dolan bir oyuncuyla erken emekliliğe ayrılır.
Kulüp tarafına gelince, bu da demek oluyor ki ya kadroda yer açma operasyonu var, ya bütçede biraz rahatlama peşindeler ya da kısaca 'bu adam bize yaramadı, bari erken yollayalım' kararı alınmış. Yani anlayacağın, Galatasaray yönetimi 'Bizim bu arkadaşa verecek paramız çok ama maalesef futbol bilgisi yetersiz' demiş olabilir. Artık bu 'kimse', yeni bir maceraya mı yelken açar, yoksa bir süre boşta kalıp 'menajerimi arayın' draması mı yaşar, onu da zaman gösterecek. Cimbom için ise, bu hamle yeni transferlerin kapısını aralama stratejisinin bir parçası olabilir. Bakalım bu ayrılık, Aslan'a nefes mi aldırır, yoksa yeni baş ağrıları mı getirir? Biz de elimizde çayımızla izlemeye devam ederiz, başka ne yapalım!