Vallahi billahi, bizim Sergen Hoca yine döktürmüş. Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe ile Beşiktaş kapışmadan hemen önce, bizim teknik direktör 'enteresan' bir tespitte bulunmuş. Demiş ki, 'Yılın son maçı, kupanın daha ilk ayağında derbi olması bize garip geldi.' Ya Sergen Hocam, sana mı garip geldi, bize mi garip geldi? Ben sandım ki kupa maçları önce ısınma turlarıyla başlar, minik takımlar filan oynar, sonra yavaş yavaş derbilere geçilir. Meğer direkt ana yemeğe oturmuşuz, sürpriz oldu hepimize!
Bu garip durumun üstüne bir de Afrika Kupası'na gidenler, sakatlar derken, Sergen Hoca'nın kadro kurma mesaisi iyice kabusa dönmüş olmalı. Hani oyuncu havuzu var sanırsın, bir çekmeceden çıkarıp 'bugün sen oyna' diyecek. Ama yok, bizimkiler milli görevde ya da sağlık raporu almış. Yine de profesyonel adammış, 'iyi hazırlandık, umarım güzel bir maç olur' diyerek topu taca atmış. Tabii ki güzel maç olur Sergen Hocam, senin takımın oynayacak sonuçta!
Bir de '3 gün önce oynayan oyuncularımız var, dinlenmiş 4-5 oyuncuyu tercih ettik' demiş. Bak bak, nasıl da kıvrak zekasıyla durumu kurtarıyor. Yani demeye getiriyor ki, 'Aslında kadro derinliğimiz var ama kimse farkında değil, ben de şimdi taze kanlarla şov yapacağım.' Rize maçında top koşturanları da maçın ilerleyen dakikalarında sahaya sürebilirmiş. Resmen maç içinde rotasyon yapma sinyali vermiş. Aman diyelim, o rotasyonlar bizi döndürmesin sonra. Sonuçta kupada ilk randevu, heyecan yüksek! Bakalım bu 'garip' başlangıç nasıl bir sonla bitecek.