Kankalar, bildiğimiz Sadettin Saran başkanımız yine mikrofonlara koşmuş, ama bu sefer sahada top koşturmayla falan değil, sosyal medyanın ve özellikle WhatsApp gruplarının bitmek bilmez dedikodu kazanıyla mücadeleyle alakalı. Duyduk duymadık demeyin, yıllar öncesinden kalma, tozlu internet raflarından yeniden çıkan bazı görüntüler ve içerikler yüzünden adamcağız 'Yeter be!' noktasına gelmiş. Hani bir şeyi kaç kere yalanlarsın ki, bu nasıl bir ölümsüz dedikoduymuş böyle arkadaş?
Başkan Saran da doğal olarak bu durumu bir 'algı operasyonu' ve 'itibar suikastı' olarak nitelendirmiş. Ben de düşünüyorum, bu nasıl bir operasyonmuş ki her sene aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar? Sanki birileri yılın belirli dönemlerinde takvimine işaretlemiş, 'Tamam, şimdi o eski videoları tekrar piyasaya sürme zamanı!' diye düğmeye basıyor. Adam defalarca kanıtlamış, 'Videodaki kişi ben değilim' diye, ama yok arkadaş, bizim internetin hafızası bazen balık hafızasından beter, bazen de bir filden daha güçlü!
Şimdi başkanın avukatları da duruma el atmış, bu iftira niteliğindeki içerikleri yayan ve yayılmasına aracı olan herkes hakkında suç duyurusunda bulunulacakmış. E doğal olarak, insan kaç kere 'Ben değildim!' diyebilir ki? Bir de üstüne, özel hayata ilişkin yazılar falan... Yani anlayacağınız, Sadettin Saran'ın başı bu internetin bitmek bilmeyen dehlizlerinde dönen fısıltılarla fena dertte. Adamı bıraksalar da işine baksın, takımla ilgilensin bari, bu kadar uğraşmaya değer miydi eski bir WhatsApp geyiği için?