Duydunuz mu olayı beyler? Milli takımımızın kıymetli yıldızlarından biri, Beşiktaş aşkından resmen gözünü karartmış! Hani böyle 'ya Beşiktaş ya ölüm' derler ya, bizimki o modda bildiğin. Kulübünün kapısına mı dayandı, formasına 'Beşiktaş' yazıp antrenmana mı çıktı, tam bilemiyoruz ama pazarlık masasında tansiyonu arşa çıkarmış diyorlar.
Şimdi düşün, adam milli takımda oynuyor, yeri yurdu sağlam, ama Beşiktaş sevdası öyle bir sarmış ki, 'Bırakın beni Beşiktaş'a gideyim' diye bas bas bağırıyormuş. Sanki küçük çocuk parktan ayrılmak istemez gibi, topunu bırakıp gidemiyor. Kulüp de herhalde 'ne yapalım bu arkadaşa, çıldırdı mı' diye bakıyordur. Tabii ki parası pulu konuşuluyordur da, olay artık 'illa Beşiktaş' noktasına gelmiş. Menajeri de herhalde arkadan 'başkanım, rica ederim, delirecek bu çocuk' diye fısıldıyordur.
Yani anlayacağınız, bu transfer meselesi bir futbol anlaşmasından çok, tutkulu bir Beşiktaş taraftarının dramına dönmüş durumda. Bakalım kulüp başkanı bu gözü kara aşka boyun eğecek mi, yoksa 'biz de seni seviyoruz ama olmaz' deyip milli yıldızın gönlünü bir kere daha mı kıracak? Biz de merakla bekliyoruz, acaba sonu mutlu bir Kartal yuvası mı olacak, yoksa 'aşkımız yarım kaldı' şarkısı mı çalacak?