Şimdi efendim, Trendyol Süper Lig'in ilk yarısı bitti, kahveler yudumlandı, dedikodular yapıldı... E, tabii ki gözler Kocaelispor'a çevrildi! Toplamda 23 puan toplamışlar ama durun bakalım, bu puanların nereden geldiği çok kritik. Selçuk İnan ve ekibi, anlaşılan o ki evde rahat yataklarında uyuyup, kendi koltuklarında maç izler gibi bir performans sergilemiş. Turka Araç Muayene Kocaeli Stadyumu, bildiğin kaleye dönüşmüş, öyle ki sadece 1 kez puansız ayrılmışlar kendi sahalarından. Bravo çocuklar, ev sahibinin hakkını vermişsiniz!
Hani derler ya, 'evimin direği', Kocaelispor için 'evimin kalesi' olmuş. Ama iş deplasmana gelince, o evde bıraktıkları rahatlık, sanki yanlarına almayı unutmuşlar gibi. Sezonun ilk bölümü de zordu hani, 16 yıl sonra dönmüşsün lige, bir de karşına Trabzon, Fener, Beşiktaş falan gelmiş. İlk 7 hafta 2 puanla, ligin dibine demir atmışlar. Resmen 'Biz niye geri geldik?' moduna girmişler diye düşündük. Ama işte o Eyüpspor maçıyla dümen kırıldı, 'ev' faktörü devreye girdi. Sonra? Sonrası malum, Galatasaray'ı evinde Agyei'nin golüyle devirmişler. Hani şu 'Şampiyonluk' naraları atan takımı... 'Dur bakalım abisi, burası Kocaeli!' der gibi bir gol atmışlar.
Toplamda 9 iç saha maçında 5 galibiyet, 3 beraberlik, sadece 1 mağlubiyetle 18 puanı cebe indirmişler. Yani evde oynadıkları maçların puan ortalaması neredeyse 2! E, bir de deplasman performansına bakalım: 8 maçta 1 galibiyet, 2 beraberlik, 5 mağlubiyetle sadece 5 puan. Abi bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Evde 9 gol atıp 4 yiyorsun, deplasmanda 6 atıp 13 yiyorsun. Sanki aynı takım değil. Artık ikinci yarıda büyükleri kendi evlerinde ağırlayacak olmaları, Kocaelispor'un bu 'evcimen' hallerini sürdürmesi demek. Fener, Beşiktaş falan İzmit'e gelecekmiş. Hadi bakalım, kombine alıp gelsinler, ev sahibi fırtınası onları da sarar belki. Ama deplasmanlara giderken, yanlarına pijama takımlarını falan da alsınlar, belki evden çıkmış gibi hissetmezler!