Sevgili futbolseverler, sevgili kahvehane ahalisi! Hani şu her iki yılda bir, tam da ligin ortasında kalbimize inen, hocaların saç telini tek tek ağartan Afrika Uluslar Kupası vardı ya… İşte o kupayla ilgili öyle bir haber geldi ki, bizim Süper Lig takımlarının yöneticileri, teknik direktörleri bu sabah kahvaltıda şampanya patlatmıştır herhalde! Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) Başkanı Patrice Motsepe sahneye çıktı ve dedi ki: 'Yeter artık bu eziyet, biz de biraz mantıklı olalım!' Şaka bir yana, 2028'deki turnuvanın ardından AFCON, dört yılda bir düzenlenecekmiş. Duyduk duymadık demeyin, hocaların uykusu düzene girecek, oyuncular da devre arasında tatil mi yapsak milli görev mi diye kafa karışıklığı yaşamayacak!
Peki nasıl olacak bu iş? 2027'de bir tane var, o cepte. Ama asıl bomba, normalde 2029'da olması beklenen turnuva sürpriz bir kararla 2028'e alınmış. Herhalde son kez iki yılda bir yapıp tam gaz coşalım dediler, ondan sonraki turnuva ise taaa 2032'de! Aradaki farkı kapatmak için de kupayı kazanan takıma verilen ödül miktarını 7 milyondan 10 milyon dolara çıkarmışlar. E haklılar tabii, iki yılda bir para gelmeyince masraflar artıyor. Ama asıl finansal deha, 2029'dan itibaren her yıl düzenlenecek yeni bir turnuva: 'Afrika Milletler Ligi'. Motsepe ağzındaki baklayı da çıkardı zaten: 'Tarihsel olarak Afrika Uluslar Kupası bizim için en önemli gelir kaynağıydı ama bu yeni organizasyonla artık her yıl mali kaynak elde edeceğiz.' Yani anlayacağınız, olay tamamen 'cash' üzerine kuruluymuş, bizimkilerin rahatlaması yan ürün oldu biraz.
Velhasılkelam, bu kararla birlikte bizim takımlarımız, hele ki kadrosunda bolca Afrikalı yıldız bulunduranlar, biraz olsun rahat bir nefes alacak. Artık ocak ayında 'Acaba devre arası kampına kimi göndereceğiz, kimi bekleyeceğiz?' diye panik atak geçirmeyecekler. Oyuncular da hem tatillerini yapıp hem de kulüplerinde istikrarlı bir şekilde oynamaya devam edebilecek. Kim bilir, belki bu sayede Afrika'dan gelen oyuncuların Süper Lig'e adaptasyon süreci de kısalır, sakatlık riski de azalır. Sonuçta iki senede bir o uzun seyahatler, iklim değişiklikleri falan filan derken, bizimkilerin ömründen ömür gidiyordu. Darısı bizim takvimlerin başına da, milli maç araları yüzünden hocalarımız bir de orada saç baş yolmasın. Hadi bakalım, hayırlısı!