Arkadaşlar, bakın şimdi olaya! Düşünsene sabah uyuşturucu soruşturmasından ifade veriyorsun, tam da adli kontrol ve yurt dışı yasağı falan derken, akşamı bulmadan hooop Olimpiyat Stadı'ndasın! Sadettin Saran, resmen 'Mahkeme bitti, maça yetişeyim!' dercesine bir hızla, Eyüpspor-Fenerbahçe maçının ikinci yarısına yetişti. Belli ki Fenerbahçe aşkı, tüm resmi işlerin üstesinden gelmiş, 'Füze hızı' tabiri onun için icat edilmiş. Maçı kaçırma derdi, mahkeme derdini bastırmış resmen!
Stattaki sarı lacivertli taraftarlar da boş durur mu? Adamı öyle bir tezahüratla karşıladılar ki, sanırsın şampiyonluk kupasını getirmiş de gelmiş. Hani derler ya, 'gönüllerin şampiyonu' diye, Saran resmen o an o unvanı aldı. Protokol tribününden taraftarları selamlayışı falan... Sanki 'Ben buradayım, kaçırmadım maçı!' mesajı veriyordu tüm camiaya. Vallahi helal olsun, bu kadar da maçı seven başka bir başkan profili çizmek zor.
Gerçi şimdi adli kontrol ve yurt dışı yasağı falan filan diyorlar ama Saran'ın zaten yurt dışı derdi yok gibi. En fazla Bolu tünelini geçemez, o da trafikte kalırsa! Adamın tüm dünyası zaten o sarı lacivert renkler etrafında dönüyor, Olimpiyat Stadı da onun için Paris Eyfel Kulesi kadar egzotik bir yer olsa gerek. Bu olay bize bir kez daha gösterdi ki, bazı aşıklar için engeller sadece tatlı birer detayın ötesine geçemiyor. Maç aşkı, adalet sistemine meydan okumuş resmen!