Yine bir transfer dönemi klasiğiyle karşı karşıyayız dostlar! Fenerbahçe, belli ki bu sezon da transferde yaratıcılığı elden bırakmıyor. Efendim, PSV'den Joey Veerman'ı kapmak üzereymişiz. İyi güzel de, öyle nakit basıp almak yok bu defa. Sarı-lacivertlilerin aklına şeytan (ya da dahi bir akıl, karar sizin) öyle bir formül sokmuş ki, küçük çaplı bir takas panayırına dönmüş iş. Hedef, Veerman'ı alırken, takımdan ayrılması beklenen Sebastian Szymanski'yi de pakete dahil etmekmiş. Bildiğin, 'eskiyi ver, yeniyi al' kampanyası, sadece biraz daha pahalısı!
Bu takas senaryosunun başrol oyuncularından Szymanski, anlaşılan Hollanda'ya geri dönmeye dünden razı. 'Aman canım, ne var ki, gider PSV'ye, Veerman da bize gelir, biter bu iş' derken, sahneye bir tanıdık sima daha çıkıyor: Jose Mourinho! Portekiz'in gururu, futbolun 'özel' adamı, eski öğrencisini, yani bizim Szymanski'yi Benfica'ya istiyormuş. Ya arkadaş, bu Mourinho da ne vefalı çıktı! Nereye gitse, eski öğrencilerinin peşinde. Sanki bir 'eski defterler' kulübü var, sürekli onları transfer ediyor. Adamın e-devletinden takipçi sistemi gibi, nerede bir eski öğrencisi boşta kalsa hemen haber uçuruyorlar herhalde.
Şimdi Fenerbahçe için durum biraz karışık: Ya Veerman'ı almak için Szymanski'yi PSV'ye verip takası bitirecekler, ya da Mourinho'nun bu 'eski aşkını' değerlendirip Szymanski'yi Benfica'ya satıp, o parayla Veerman'ı mı alacaklar? Bilmece gibi! Hadi bakalım, sarı-lacivertliler bu transfer üçgeninde nasıl bir hamle yapacak? Bir yandan Veerman'ın kalitesi, diğer yandan Szymanski'nin potansiyeli ve Mourinho'nun cazibesi... Sanki bir 'Kim Milyoner Olmak İster' sorusu gibi, tek joker hakkımız var, onu da doğru kullanalım lütfen! Gerçi Fenerbahçe transferlerinde doğru kullanmak ne demek, onu da bilemedik şimdi...