Vallahi kankam, bazı kulüplerde istikrar diye bir şey ararız ya, Gençlerbirliği bu arayışa yeni bir boyut kazandırmış. Sanki 'istikrarsızlık bizim kimliğimiz' demişler! Trendyol Süper Lig'de (evet, evet Süper Lig diyor haber, ben de şaşkınım) geride kalan altı ayda öyle bir yönetim sirkülasyonu yaşanmış ki, insan 'Bu kulüpte koltuklar yere sabitlenmiyor mu?' diye sormadan edemiyor. Düşünsene abi, altı ayda üç başkan, üç teknik direktör! Normalde bu kadar değişimi bir siyasi parti bile yaşamıyor, futbol kulübü yapmışlar resmen! Adeta 'kim daha hızlı görevden ayrılır' diye yarış düzenliyorlar içeride.
Başkanlık makamı desen, dönen kapıdan hallice. Sezona Osman Sungur'la girmişler, o da 'Yeter bu kadar macera' diyerek yedi Ekim'de bırakmış koltuğu. Sonra Mehmet Kaya gelmiş, ama öyle bir gelmiş ki, resmen 'misafir başkan' olmuş. Altmış günlük genel kurul maratonunda başkanlık yapıp gitmiş adam. Vallahi ben bazen eve misafirliğe gittiğimde daha uzun kalıyorum, pes doğrusu. Onun ardından da Arda Çakmak gelmiş. Yani, altı ayda üçüncü başkan! Takım yönetmek mi, yoksa 'Başkanlık koltuğu kimin?' oyunu oynamak mı belli değil.
Teknik direktörler de 'Kader birliği' yapmış başkanlarla. Sungur gider gitmez, Hüseyin Eroğlu'na 'Hadi eyvallah' demişler. Sonra sahneye Volkan Demirel çıkmış. Ama öyle bir çıkış ki, sanki 'Merhaba, ben geldim, ben de gidiyorum' demiş. Tam otuz yedi gün, yanlış duymadın, otuz yedi gün! Hadi biz kahve içmeye gidip otuz yedi dakika muhabbet etsek, daha çok iş yaparız be abi. O da dayanamamış bu gidişata, 'Benden bu kadar' deyip çekip gitmiş. Şimdi direksiyon Metin Diyadin'de. E, o da bu sezonun üçüncü hocası oluyor haliyle. Resmen 'Hoca değiştirmek rekoru kırma' çabası içindeler.
Bu inanılmaz istikrarsızlığa rağmen, 16 haftada 15 puan toplamışlar. Vallahi, ben olsam bu kaos ortamında topu fileye göndermeyi bırak, topu sahada tutmayı bile zorlanırdım. Şimdi de karşılarında Trabzonspor var Pazartesi günü. Umarım maçta kimin hoca, kimin başkan olduğunu karıştırmazlar da sahaya on bir kişi çıkabilirler! Şaka maka, bu kadar değişimin yaşandığı yerde futbolcuların aklı sahada kalır mı, asıl mesele o işte. Merak ediyorum, devre arasına kadar daha kaç başkan, kaç hoca göreceğiz!