Arkadaşlar, bakın şimdi size ne anlatacağım! Futbol dünyası öyle bir yer ki, bazen aşk dizilerine taş çıkartıyor. Hani o 'ayrıldık' derler, bir hafta sonra el ele görürsün ya, işte tam da öyle bir durum! Hatırlarsınız, geçtiğimiz günlerde Gaziantep FK ile Burak Yılmaz'ın yolları 'ayrılmıştı.' Biz de 'Hayırdır inşallah, ne oldu acaba?' diye dedikodu kazanını kaynatmaya başlamıştık ki, meğer bu ayrılık faslının ömrü, bizim Pazar günü kahvaltı soframızdan bile kısa sürmüş!
Gaziantep FK, belli ki Burak Hoca'sızlığa dayanamamış. Ya da Burak Hoca, 'Bensiz yapamazsınız' mesajını net bir şekilde iletmiş, kim bilir? Kulüpten yapılan açıklama da cabası; sanki Burak Yılmaz Hoca tatile çıkmış, şimdi görevine geri dönmüş gibi bir hava... 'Büyük bir özveriyle çalışan, başarılı bir performans sergileyen' falan filan... E be kardeşim, madem bu kadar başarılı ve özveriliydi, niye 'kısa bir ayrılık' yaşandı? Yoksa o 'kısa ayrılık' denen şey, aslında Burak Hoca'nın eve gidip 'Bu takım benden başkasını çekmez' diye düşünme molası mıydı?
Yani anladık ki, futbol dünyasında 'ayrılık' kelimesi bazen sadece bir 'küçük mola' anlamına geliyormuş. Burak Yılmaz da belli ki Gaziantep'ten kopamamış. Belki şehrin mutfağını özledi, belki de o tribünlerin enerjisi damarına işledi. Artık ne olduysa oldu, kendisi yeniden takımın başında. Umarım bu seferki aşkları, bir önceki 'kısa ayrılığa' göre daha uzun ömürlü olur da, biz de bu 'kapıdan çık, bacadan gir' senaryolarına bir daha şahit olmayız. Ne diyelim, hayırlı olsun, başarılar diliyoruz... Bu seferki için!