Şimdi bu haber, 'adı Milan olsa da gönlü Fener' dedirtecek cinsten. Bizim Skriniar abimiz, hani şu geçen sezon ara transferde gelip, bu sezon bonservisi alınıp kaptanlık pazubandını takan Slovak dev, İtalya basınında bir konuştu, pir konuştu. Millet sormuş, 'Acaba AC Milan'a mı gidiyor?' diye. Bizimki de ne dese beğenirsiniz? 'Ben AC Milan ile hiç konuşmadım, menajerimin bile haberi yok,' demiş! Yani diyor ki, 'Benim adım Milan diye hemen Milano'ya yazmayın arkadaşlar, Fener'de mutluyum ben!'
Adam resmen, 'Fenerbahçe'de dört yıllık sözleşmem var, burada mutluyum, taraftarlar beni seviyor, kulüple aram süper,' diye manifesto yayınlamış. Bir de yaşına takılmış biraz, '30 oldum, zaman çok hızlı geçiyor, herkes genç oyuncu istiyor,' diye bir sitem etmiş minik minik. Sanki transfer piyasası amca çocuklarını almıyor da, bizimki de o yüzden İstanbul'a demir atmış gibi. Ama akıllı adam, 'istikrarı yeniden yakaladım, performansım gelişti, daha yapacak çok işim var İstanbul'da,' diyerek transfer söylentilerinin üzerine soğuk su dökmüş resmen.
Gel gelelim derbi kıyaslamasına... Skriniar, 'Türkiye'deki taraftarlar gerçekten çılgın,' demiş. Fener-Galatasaray büyük derbiymiş ama Fener-Trabzonspor derbisi daha da çılgınmış onun için. Demek o maçın atmosferi, tribünlerin coşkusu aklını başından almış bizimkinin. San Siro'ya da 'stadyum, tarih eyvallah' demiş ama anlaşılan o ki, Türk taraftarının gürültüsünü, çılgınlığını başka hiçbir şeye değişmez. Ne yalan söyleyelim, haklı da. Ve sonunda ligde derbi oynadığı için de pek bir sevinçliymiş. E tabii, o atmosferi yaşamak kolay mı? Bu sezon da 7 maçta 1 gol atmış bu arada, stoperden gol atmak da her yiğidin harcı değil, helal olsun.