Arkadaşlar selamlar, kahvede muhabbet döndü, döndü, yine Brezilyalılara geldi. Güney Amerika'nın o dillere destan Şampiyonlar Ligi'nde, yani Copa Libertadores'te, bu sefer de Brezilyalılar kendi aralarında kapıştı. Sahneye çıkanlar kim? Flamengo denen abiler ile Palmeiras... Eee, sonuç mu? Flamengo, Palmeiras'ı 1-0 gibi 'azıcık yorulalım ama golümüz olsun' kıvamında bir skorla evine yollamış. Bu da yetmemiş gibi, bu kupa onların dördüncü Libertadores şampiyonluğuymuş. Yani artık 'Brezilya takımları arasında en çok ben aldım' diye göğüslerini gere gere gezecekler. Sanki kupa onların salon takımının bir parçası, diğer takımlar da ara sıra gelip tozunu alıyor gibi!
Maçın ilk yarısı 'Gel vatandaş gel, gol yok' modunda, yani tam da pazarcı esnafının tabiriyle 'sıkıcı' geçmiş. İkinci yarıda Danilo diye bir eleman 'Yeter artık bu sıkıcılık' demiş olmalı ki, topu ağlara göndermiş. Ve o da yetmiş! Asıl bombaya geliyorum: Filipe Luis! Bu adam ne iş yapar belli değil. Daha önce futbolcu olarak kupayı kaldırdı, şimdi de teknik direktör olarak. Adam sanki 'Bu kupa benim, canım ister oynarım, canım ister kenardan yönetirim' der gibi. Tarihe geçti falan filan diyorlar... Vay be, kimse de demiyor ki 'Arkadaş, iki işi birden yapma, birini de biz yapalım!' Kupa koleksiyonuna bir yenisini daha ekledi, artık evdeki kupa vitrini devasa bir dolaba dönmüştür herhalde.
Palmeiras da boş takım değil hani, 2021'de Flamengo'ya 2-1 çakıp hafiften bir intikam almıştı, ama bu sefer o intikam rüzgarı esmedi. Demek ki o gün şansları yaver gitmiş. Flamengo zaten bu kupayla eskiden beri kanka. Yani kısacası, Güney Amerika'da topa vuran bütün takımlar bilmeli ki, Libertadores kupası Brezilya pasaportlu ve Flamengo isimli bir yerde ikamet ediyor. Diğerleri de bu güzel şovda figüranlık yapıyor, ne yapsınlar...