Ah be arkadaş, Süper Lig'in 14. haftası dediler, 'ne izleyelim?' dedik. Karagümrük ile Beşiktaş kapışacakmış. Gerçi 'kapışacakmış' derken, Karagümrük son sırada, Beşiktaş da halinden pek memnun değil. Yani sanki ligin dibinde bir zirve mücadelesi, yanlış anlaşılmasın. Atatürk Olimpiyat Stadı'nda Halil Umut Meler düdük çalacakmış saat 20.00'de. Umarım hakem maçı bitirirken 'Allah kurtarsın' demez içinden, çünkü ortada hem puan tablosu hem de genel durum açısından pek parlak bir tablo yok.
Şimdi gelelim Karagümrük'e... Abicim 13 hafta sonunda 2 galibiyet, 2 beraberlik, 9 mağlubiyetle 8 puan toplayıp ligin 18. ve son sırasında yer almak ne demek? 'Daha dibi yok' demek. Ama tabii onlar durur mu? Teknik direktör Onur Can Korkmaz yönetiminde son iki maçta birer galibiyet ve beraberlik alıp 'çıkışımızı sürdüreceğiz' diyorlar. Bravo çocuklar! Helal olsun. Sanki Everest'e tırmanmış gibi bir durum. Küme düşme hattından bir santim yukarı çıkmak bile başarı bu dönemde.
Peki bu 'çıkış' rüyasına kim engel olmaya çalışacak? Beşiktaş. Gerçi onlar da 'çıkış arayan' tanımlamasına cuk oturuyor. Kendi dertleriyle boğuşan Beşiktaş için bu maç, normal şartlarda 'garanti 3 puan' derdik ama bu sezon 'normal şartlar' diye bir şey kalmadı. Karagümrük, Beşiktaş karşısında 'puan ya da puanlar alıp çıkışımızı sürdürelim' derken, Beşiktaş da muhtemelen 'biz şu Karagümrük'ü yenelim de üzerimizdeki kara bulutları dağıtalım' kafasında olacak. Yani anlayacağın, biri küme düşme hattından kaçmaya çalışıyor, diğeri de Avrupa hayallerinden çok uzaklara savrulmamak için debeleniyor. Tam bir film!