Vay anam vay, bakın hele kimler gelmiş! Bizim Samsunspor, UEFA Konferans Ligi'nin 'lideri' (!) olarak çıktığı İzlanda deplasmanından 2-2'lik bir beraberlikle dönmüş, ortalık resmen yıkılmış. İzlanda basını falan, bildiğin manşetleri inletmiş, sanırsın Real Madrid'i eleyip Şampiyonlar Ligi kupasını almışlar! O derece bir sevinç, bir coşku. Meğerse bu 'Breidablik' denen ekip, Samsunspor'un yenilmezlik serisini (!) bozup, ondan gol yiyip puan koparan ilk takım olmuş. Helal olsun, darısı şampiyonluğa, ne diyelim.
Şimdi efendim, gazeteler öyle bir övgü yağdırmış ki Samsunspor'a, sanırsın gol yemez, puan kaybetmez, ebedi bir yenilmezlik serisiyle gelmişler. Breidablik de ne yapsın, çıkmış atmış ilk golü, kapmış ilk puanı. Vallahi bravo. Yalnız bizim Karadeniz ekibi de biraz şaşırmış herhalde bu kadar enerjiye. Hani buz gibi havada donup kalmış gibi, gol yedikten sonra anca 'Aaa, maç varmış!' moduna girmişler. Tabii sonra kendine gelmişler ama 2-2'den sonra çok iyi iki fırsattan yararlanamamışlar, neyse ki İzlandalılar o kadarını pek dillendirmemiş.
Breidablik cephesi 'Henüz galibiyetimiz yok ama Samsunspor'a karşı alınan bu beraberlik çok iyi bir sonuç' diye davul zurna çalıyor, hatta bazıları 'harika' bile demiş. Allah aşkına, bir beraberliğe bu kadar coşku, bu kadar övgü... Hakeme bile 'iyi maç çıkardı' demişler, herhalde maçın tek heyecanlı yanı beraberlik golü ve son düdük olunca, hakemin adil oluşu gözlerine batmış. Agust Orri Thorsteinsson denen arkadaşı da maçın oyuncusu seçmişler, kesin gol atmıştır veya Samsunspor defansını çıldırtmıştır, yoksa bu kadar övgü başka nasıl açıklanır ki? Küçük sevinçler ülkesi İzlanda, ne diyelim.