Arkadaşlar, geçtiğimiz akşam Avrupa Ligi'nde öyle bir rüzgar esti ki, sanırsın Anadolu kasırgası. Ne o? Bizim milli yıldızlarımızdan üç tanesi sahne aldı da, takımlarıyla beraber rakiplerini halıya sarmışlar, haberiniz var mı? Başta Zeki Çelik kardeşim, Roma formasıyla Midtjylland'ı 2-1 devirdi. Zeki öyle bir asist yapmış ki, Danimarkalılar sanırım hayatlarında ilk defa öyle bir pas görmüş. Adamlar ilk defa mağlup olmuşlar, belli ki Zeki'nin pası gol olunca moralleri çökmüş. Helal olsun Zeki'ye, gösterdi onlara 'bu işler böyle olmaz'ı!
Sonra Berke Özer'imiz var kalenin dibinde aslan gibi, Lille'de Dinamo Zagreb'e karşı kalesini adeta kale duvarı yapmış, 4-0 biten maçta Zagreb'e gol attırmamış. Düşünsenize, kaleye top gelmiş, Berke 'yok artık lebron james' der gibi geri göndermiş. Bir de Porto'dan Deniz Gül'ümüz vardı, 67 dakika sahada kalmış, Nice'i 3-0 yenmişler. Belli ki Deniz sahada olduğu sürece Nice'in yüzü gülmemiş, Portekiz'in havasını Nice'lilere zehir etmişler. Bizimkiler resmen 'Avrupa'da işler nasıl yürür, size bir gösterelim' demişler.
Yani anlayacağınız, Avrupa'da bayrağımızı dalgalandıran, adımızı duyuran milli gururlarımız podyuma çıkmış, şov yapmışlar. Kimisi pas atmış, kimisi gol yedirmemiş, kimisi de sahada varlığıyla fark yaratmış. Gerçi aynı akşam Fenerbahçe de Ferencvaros'la 1-1 berabere kalmış ama neyse, şimdi konumuz Avrupa'da fırtınalar estiren aslanlarımızdı. Demek ki neymiş, bazen komşunun bahçesindeki çiçekler daha güzel açarmış!