Arkadaşlar, toplanın! Yine bir milli maç klasiğiyle karşınızdayım. 2026 Dünya Kupası Elemeleri'nde A Milli Takımımız, İspanya deplasmanında sahne aldı... ama ne sahne! Skor tabelasında kocaman harflerle 6-0 yazıyor. Evet, yanlış okumadınız, tam altı tane sıfır. Hani 'biz de top oynuyoruz' diyorduk ya, İspanyollar herhalde 'oynayamazsınız' dedi ve uygulamalı bir ders verdi. Gerçi 'deplasman' diyoruz ama ev sahibiymişiz gibi ağırladılar resmen, altı kez de uğurladılar topu ağlara. İlk yenilgiyi de böyle 'şatafatlı' bir şekilde almış olduk. Ne diyelim, tebrikler İspanya, bize de 'geçmiş olsun' demek düşer.
Tabii bu kadar 'misafirperverliğin' ardından İspanyol basını da boş durur mu? Hepsi birden 'ortak akıl' operasyonuyla manşetlerini döşemişler. Kimisi 'Pedri ve Merino Senfonisi' demiş, kimisi 'Yıkıcı Senfoni Türkiye'de' diye başlık atmış. Senfoniymiş! Bizim için olsa olsa 'göz yaşartan dram' veya 'komedi' kategorisine girerdi bu maç. AS gazetesi 'hafızalardaki en iyi performanslarından biri' falan demiş, El Pais 'eşsiz bir kolektif oyun ve bireysel parıltılarla yendiler' diye övmüş de övmüş. Anlaşılan biz sadece izleyici koltuğunda oturup, onların 'tiki-taka'sına ve Merino'nun üç gollük 'resitaline' şahitlik etmişiz.
Marca gazetesi 'İspanya tüm futbol dünyasını hem şaşırtıyor hem de korkutuyor' demiş. Vallahi bizi şaşırttıklarından çok, korkuttukları kesin. 'Türkiye'nin yapabileceği bir şey yoktu' yorumu da tam yerli yerinde olmuş. Zaten ne yapacaktık ki? Kaleyi gören şut çekmeye çalışsak, top İspanyol kaleciye 'selam' verip geri dönerdi herhalde. Sport gazetesi bile 'teknik direktörün en iyimser planlarında bile 6-0 düşünülmüyordu' demiş. Yahu bizim en karamsar planlarımızda bile altı tane yemek yoktu belki de! Neyse, diyelim ki bu maç bir 'gelişim sürecinin' parçasıydı ve yolumuza devam edelim. Belki bir dahaki sefere biz de sahneye çıkarız, kim bilir?