Arkadaşlar, şimdi size öyle bir olay anlatacağım ki, 'futbol mu izliyoruz, Brezilya dizisi mi belli değil' dersiniz! Premier Lig'de malum, Everton, deplasmanda Manchester United'ı 1-0 yenmiş. Güzel galibiyet, tebrikler falan filan... Ama gelin görün ki bu galibiyetin gölgesinde öyle bir 'aile içi' dram yaşanmış ki, insanın nutku tutuluyor. Maçın henüz 13. dakikası, daha çaylar bile bitmemiş, bizim Idrissa Gueye denen arkadaş, ne olduysa oldu, takım arkadaşı Michael Keane'e öyle bir tokat yapıştırmış ki, sanırsın tribünden bir taraftar sahaya atlamış! Yahu dur birader, daha maçın başı, galibiyet kokusu burnunda tütüyor, ne bu sinir? Hakem de affetmemiş tabii, basmış kırmızıyı, 'git soğuk su iç' dercesine.
Şimdi asıl bomba kısım burası. Bu olayın ardından Everton yönetimi ne yapsın ne etsin diye düşünmüş, 'gelin bu işi medenice çözelim' demişler ama çözüm şekilleri bildiğimiz medeniyet kurallarının biraz dışında! Kulüp tesisinde bildiğin küçük bir alanı 'boks ringi' gibi düzenlemişler, iki aslanı bir araya getirmişler. Yani abi, sahadaki tokat yetmemiş gibi, şimdi de antrenman sahasında 'hadi bakalım hesaplaşın' mı demişler, ne yapmışlar anlamadım. 'Hafif elle' problemini 'ağır abla' usulü çözmeye çalışmışlar sanki. Vay arkadaş, futbol kulübü mü, evlilik terapisti mi, boks kulübü mü belli değil! Belki de 'vurdun bir kere, şimdi de sarıl bakalım' diye bir senaryo yazmışlardır kendi kendilerine.
Neyse ki iş tatlıya bağlanmış. Bu boks ringi (!) ortamında karşı karşıya gelen Gueye ve Keane, birbirlerine sarılarak aralarındaki buzları eritmişler. Düşünsene, dakikalar önce birbirini tokatlayan adamlar, şimdi sanki yeni barışmış sevgililer gibi sarılıyor... Tam bir romantik komedi finali değil mi? Yani demem o ki, Premier Lig'de sadece goller değil, tokatlar ve ardından gelen şefkatli sarılmalar da var artık. Bakalım önümüzdeki maçlarda başka hangi takımda saha içi gerilimi, kulüp tesislerinde 'sevgi çemberi' ile çözülecek? Futbol git gide daha eğlenceli, daha dramatize bir hal alıyor, ne diyelim, iyi seyirler!