Arkadaşlar, şimdi kimsenin aklı almıyor ama bu teknik direktörler yok mu, bir acayip. Hani bizim Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'nde Ferencvaros'la kritik bir maçı var ya? İşte o maç öncesi bizim Domenico Tedesco, ortalığı bir karıştırdı, bir karıştırdı ki sormayın gitsin! Kaptan Yiğit Efe Demir'e formayı verecekmiş 11'de. İyi de bu karar ne zaman verildi? İşte o kısmı şahane! Meğer bizim hoca, yer çekiminden mi etkilenmiş, yoksa Rize havası mı dokunmuş, formayı havada vermiş çocuğa!
Durun durun, detaylar daha komik. Fenerbahçe, Çaykur Rizespor'u deplasmanda 5-2 silip süpürdükten sonra dönüş uçağındayız, malum galibiyet sarhoşluğu. Tedesco, birden Yiğit Efe'yi çekmiş kenara (ya da uçağın koridoruna, artık neresi müsaitse) ve patlatmış müjdeyi: "Ferencvaros maçında 11'desin evlat! Heyecanlanabilirsin, normaldir ama sakın korkma. Ben sana güveniyorum." Vay arkadaş! Acaba korkarsa uçaktan atlar diye mi tembihledi, yoksa havada adrenalin daha mı iyi işliyor karar vermek lazım. Çaykur'dan alınan vitaminle formayı kaptı resmen genç aslanımız!
Ee, bu kadar güzel haberin üstüne genç topçu durur mu hiç? Yiğit Efe Demir sevinçten havalara uçmuş (tabii zaten uçakta, mecazi anlamda!). Ve tahmin edin ilk kimi aramış? Gurbetçi arkadaşları Arda Güler ile Yusuf Akçiçek'i! Muhtemelen Arda tam uykuya dalmış, bir anda telefon çalıyor, "Alo Arda, ulan ben ilk 11'e girdim!" diye bir çığlık. Real Madrid'de dünya yıldızı olmuş arkadaşına "Bak ben de geliyorum ha!" mesajı mı verdi, yoksa sadece heyecanını mı paylaştı bilemiyoruz ama o telefon konuşmasını dinlemek için neler vermezdim! Arda da "Hayırlı olsun kardeşim, darısı başıma" demiştir kesin, tabii kendi zaten darısı olmayan bir yerlerde...
Neyse arkadaşlar, bu akşam saat 20:45'te o meşhur Fenerbahçe-Ferencvaros maçı var. Chobani Stadyumu'nda (artık neresiyse, önemli olan maç!) Yiğit Efe Demir'in bu motivasyonla neler yapacağını hep birlikte göreceğiz. Bakalım Tedesco'nun uçakta verdiği gaz, sahada füze etkisi yaratacak mı? Yoksa genç aslanımız, Arda'ya attığı telefonla mı yetinecek? Hadi bakalım, gözümüz kulağımız maçta!