Trabzonspor'un yeni parlayan yıldızı (!) Ernest Muçi, Başakşehir galibiyetinin ardından kameraların karşısına geçmiş, bildik futbolcu klişelerini sıralarken bir yandan da şampiyonluk üzerine derin(!) tespitlerde bulunmuş. Öncelikle, sakatlığı nedeniyle sahalardan uzak kalan Edin Visca'ya içten bir 'geçmiş olsun' diledi, 'en yakın arkadaşım' vurgusunu da yapmayı ihmal etmedi. Eh, ne de olsa soyunma odasında Visca'dan başka kimseyle konuşmuyor olabilir, kim bilir. Başakşehir maçının da 'çok önemli' olduğunu, puan tablosunda yerlerini korumak için hayati değer taşıdığını falan söylemiş. Sanki hiç 'önemsiz' maç oynamıyorlar da, bu ayrı bir kategoriymiş gibi.
Gelelim Muçi'nin 'büyük kulüp' sendromuna... Kendisine olan beklentilerin normal olduğunu, zira hayatı boyunca hep 'büyük kulüplerde' forma giydiğini söylemiş. Sanki Trabzonspor'dan önce mahalle takımında oynuyormuş da birden Premier Lig'e gelmiş gibi. Takım içinde 'iyi bir ortam' ve 'güçlü rekabet' varmış, aman Allah'ım ne şaşırtıcı! Belli ki Muçi, dünyanın ilk 'iyi ortamlı ve rekabetçi' futbol takımına gelmiş. Adaptasyon süreci de aile yanına gelince hızlanmış. Demek ki evde yemekleri yiyince futbol daha iyi oynanıyor. Bir de hocası Fatih Tekke'ye özel teşekkür etmiş; 'bana inandı, güvendi, iyi ki beni aldınız' modunda. E tabi, hocanın güvenini boşa çıkarmamak lazım, özellikle de maçta top oynayamadığınızda 'devam et devam et' diyen bir hocanız varsa!
Ancak Muçi'nin en iddialı (!) açıklaması, tabii ki şampiyonluk üzerine geldi. 'Takımımızın şampiyon olmak için bütün imkanları var. Neden yine olmasın?' diye sormuş. Ardından da o meşhur 'sırrı' açıklamış: 'Şampiyon olmak için yapmanız gereken şey çok çalışmak ve bu durumun hayalini kurmak.' Vay be Ernest, biz de zannettik ki şampiyonluk öyle antrenmanla falan oluyor. Meğer esas olay, koltuğa uzanıp şampiyonluk hayalleri kurmakmış! Trabzonspor taraftarı şimdiden hayal kurma mesaisine başlasın o zaman, belki kupayı hayal güçleriyle çekerler şehre. Kiralık sözleşmesi hakkında da 'mutluyum, gelecekte ne olur göreceğiz' tarzı, bildik diplomatik cevapları vermiş. Yani 'şu an buradayım ama yarın kim bilir nerede uyanırım' demenin kibarcası.