Yahu şu Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki Union Saint-Gilloise maçındaki skandalı hatırlıyor musunuz? Hani bizimkiler evinde 1-0 mağlup olmuştu, ah be Aslanlar! İşte o maçın golcüsü, yani adı sanı Promise David olan arkadaş, sadece gol atmakla kalmamış, sahada bir de kıyamet koparmıştı. Tam bir 'Promise' (söz) adamı çıktı kendisi, gol için sözünü tuttu ama sonrası biraz karışık...
Bu arkadaşın zaten cebinde bir sarı kart var, maçın ortasında ne olduysa oldu, bizim kaleci Uğurcan Çakır'ın ayağına bir bastı ki sorma gitsin! E tabi, bizim yedek kulübesi falan filan yerinden fırladı, 'Kırmızı kart! İkinci sarı!' diye ortalık inliyor. Sanki maç değil, düğün konvoyu. Herkes kırmızı beklerken, hakem arkadaş bir 'devam' dedi, bizimkilerin tansiyonu fırladı resmen. Promise'in yüzünde 'ben masumum' ifadesi, hakemin gözlerinde 'ben her şeyi gördüm' rahatlığı...
Şimdi bu Promise David denilen çilekeş çıkmış konuşuyor, 'Ben ikinci sarı kartı hak ettim mi?' diye sormuşlar. Ne dese beğenirsiniz? 'Hayır efendim, hakem doğru karar verdi, o bir kazaydı!' diyor. Sanki Uğurcan'ın ayağı oraya kendiliğinden teleport oldu da bizim Promise onu bilerek ezmedi. 'Tüm hızımla koşuyordum, basacak boşluk sandım, meğer yokmuş' falan... Yok yok, kesin ayağının altında gizli bir sensör var da Uğurcan'ı görünce 'pat' diye devreye girdi. Hakeme de 'çok üzgünüm' demiş, hakem de 'dikkatli ol' diye nasihat etmiş. Aman ne güzel! Sanki kaza değil de, yolda tanımadığı birinin ayağına basmış gibi...
Bir de üstüne basa basa eklemiş: 'Sarı kartım varken birinin üzerine basmak aptalca olur.' E haklısın David'cim, hangi futbolcu durduk yere kendini oyundan attırır ki, değil mi? Zaten Galatasaray cephesi tansiyonu 200'le maçı izlerken, David'in bu açıklamaları tam da üstüne tuz biber oldu. Vallahi hakem maçta ne gördüyse, David de onu anlatıyor ama bizim gözler nedense başka bir şey izledi, garip işler... Bir sonraki maçta Uğurcan'a da dikkatli olmasını söyleyin, ayağına bastıracak boşluk bırakmasın bari!