Arkadaşlar, bu hafta İspanya'nın Türkiye ile oynayacağı maç öncesinde öyle bir yorum geldi ki, sanırsın Pedri abimiz, Türkiye'ye deplasmana değil de, bir hayatta kalma mücadelesine geliyormuş gibi! Genç yaşta Barcelona'nın maestrosu olması yetmezmiş gibi, şimdi de bize 'travmatik deneyimlerini' anlatmaya başlamış. Anlaşılan o ki, Pedri'nin futbol defterinde Galatasaray deplasmanı, sadece bir maç skoru değil, adeta bir 'psikolojik eşik' olarak yerini almış durumda.
Pedri'nin uyarısı ise tam bir 'Ben o ateşi gördüm, siz de yanmayın' misali. Demiş ki, 'Galatasaray'a karşı oynama fırsatım oldu ve taraftarın ne kadar destekleyici olduğunu, seslerinin ne kadar duyulduğunu biliyorum.' Yani açıkça 'Arkadaşlar, hazırlıklı olun, bu statta desibel ölçer patlar, kulak zarlarınıza mukayyet olun!' demek istemiş. Tabii bu kadar gürültü patırtı içinde yine de 'Ama biz kendi oyunumuzu oynayacağız' diyerek profesyonelliği elden bırakmamış, ne de olsa İspanyol futbol ekolü kolay kolay pes etmez.
Şimdi merak ediyoruz; İspanya Milli Takımı'nın soyunma odasında, maç öncesi strateji toplantısında Luis de la Fuente'nin taktik tahtasına Pedri'nin bu 'Türk taraftar rehberliği' notları mı eklendi? Yoksa takım arkadaşları Pedri'ye 'Hadi be Pedri, alt tarafı maç, ne abarttın!' diye mi baktı? Bilemiyoruz, ama Pedri'nin bu 'uyanık' hali, Türkiye deplasmanının yabancı oyuncular üzerinde bıraktığı etkiyi bir kez daha gözler önüne serdi desek yeridir.