Vay be, neler oldu neler! Bizim Cim Bom, yani Galatasaray, evinde Union SG'ye yenildi mi? Hem de Şampiyonlar Ligi maçı. Kardeşim, bu futbol değil miydi hani top yuvarlak? Bildiğin 1-0 mağlup oldu bizimkiler. Hatta Promise David diye bir topçu çıkmış, tek golle işi bitirmiş. Ağustostan beri evinde kaybetmeyen Galatasaray'ın o 'yenilmezlik' serisi de böylece tarihin tozlu raflarına kalkmış oldu. Neyse, canları sağolsun, olur böyle şeyler.
Ama asıl mevzu Belçika basınında kopmuş. Sanki dünya tarihini yeniden yazmışlar gibi bir haller. Yok efendim 'tarihi zafer', yok 'devasa başarı', 'Avrupa hayaline inanmaya devam etmesini sağlayacak' falan filan. Tamam, kazandınız da, bu kadar da abartılmaz ki be birader! De Morgen gazetesi almış sazı eline, 'Union SG, Promise David'in golüyle 50.000 Türk'ü susturdu' diye basmış başlığı. Sanki David tek başına statta mikrofonla bağıran tüm taraftarları tek tek susturmuş. Hatta kimisi 'cadı kazanı', kimisi 'Galatasaray cehennemi'nden çıkış diye tanımlamış. E yani, sanki Mars'ta maç yapmaya gitmişler.
Neyse, bu sonuç Union SG'ye Şampiyonlar Ligi'ndeki ikinci galibiyetini getirdi ve belli ki onlara bambaşka bir hava katmış. Tabii ki Galatasaray cephesinde durum biraz buruk ama futbolda böyle sürprizler hep olur. Bir bakmışsın, ertesi hafta başka bir Union SG, başka bir devi devirmiş. Sonuç olarak, Belçika basını şimdilik bayram ediyor, biz de oturduk bir 1-0'lık mağlubiyetin ne kadar 'tarihi' olabileceğini izliyoruz. Hadi bakalım, darısı diğer maçların başına da böyle '50 bin kişiyi susturma' hikayeleri dinleyelim.