Yahu arkadaş, ne olacak bu Galatasaray'ın hali? Şampiyonlar Ligi'nde Union Saint-Gilloise gibi adını bile zor telaffuz ettiğimiz bir takıma içeride 1-0 yenilince, tabii ortalık karıştı. Daha maçın tozu dumanı dağılmadan, hani o malum tribünler boşalmadan, bizim Rıdvan Hoca hemen mikrofona yapışmış! Sports Digitale'in YouTube kanalında adeta canlı yayında 'hayırlı olsun' demeden 'geçmiş olsun' dedi desek yeridir.
Hoca'nın anlattığına göre, Okan Buruk meğer maçtan önce bile kafasında 'Biz önce bi' ilk 24'e kapağı atalım, sonra bakarız' modundaymış. Yani hani o 'maç maç gidiyoruz' lafı meğer kadro eksikliğindenmiş, bizim haberimiz yokmuş! Vay be, demek ki kadro tam olsa 'İlk 8'e gidiyoruz, hatta kupaya bile yazarız' diyecekmiş. Ama işte 'fakat'lar ve 'ama'lar bitmez bizim ligde... Rıdvan Dilmen de sağ olsun, içimizdeki sese tercüman oldu: 'Kadroyu görünce, 'Aman bugün bi' kazanalım da 24'ü cebe koyalım' dedi herhalde Buruk.' diyerek durumu özetledi.
Ve gelelim asıl bombaya: Rıdvan Hoca'nın o meşhur 'Hayal!' nidasına. Galatasaray için o ilk 8'e girme fırsatı, Belçika temsilcisi karşısında alınan bu tatsız mağlubiyetle 'hayal' olmuş, bildiğiniz düpedüz hayalperestlikten öteye geçememiş. Sanki gökten altın yağacaktı da, Galatasaray şemsiyeyi açmayı unutmuş gibi... Neyse, rüyalar bedava, ona da şükür diyelim mi? Büyük fırsat dediler, ama fena yakalandılar. Hani derler ya, 'balık baştan kokar', burada da sanırım kadro ve o kritik maçtaki performans kokmuş biraz...