Şimdi efendim, bizim Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde Union SG'ye 1-0 mağlup olup şöyle bir kendine gelince, kameralar hemen Okan Buruk'a döndü. Hoca da malum, sadece yenilginin değil, aynı zamanda hem sakatlık belasının hem de "Afrika Kupası" denen o tatlı belanın stresiyle cebelleşiyordu. Düşünsene, bir yanda Fenerbahçe derbisi burnunun dibinde, diğer yanda dört oyuncunun Afrika'ya selam çakma ihtimali... Hani derler ya, "Dost düşman çatlatan dertler," tam da öyle bir durum!
Buruk, basın toplantısında "Oyuncularımızı tam iyileştirmeye başlayacağız, sonrasında Afrika Kupası'na gidecekler," deyince hepimiz "Vay be, ne kadar ince düşünülmüş bir plan!" dedik tabii (göz kırpan emoji). Anlaşılan, doktorlar futbolcuları sahalara dönmeden önce bir nevi "Afrika uçuşuna uygunluk testi"nden geçirecek. Özellikle Lemina, Osimhen ve Yunus Akgün için Fenerbahçe maçı öncesi 6 günlük bir maraton başlayacakmış. Sanki "Haydi çocuklar, iyileşin de ya Fenerbahçe'ye ya da Afrika'ya doğru depar atın!" der gibi bir durum söz konusu.
Hoca'nın zaman çizelgesi de oldukça ilginç: "Kasımpaşa maçında yoklar, Antalyaspor deplasmanında olacak gibi gözüküyorlar, bir sonraki Avrupa maçına yetişecek gibi duruyorlar." Yani anlayacağın, bu sakat oyuncular için bir nevi "Haftalık Piyango" çekiliyor gibi. Bakalım hangi maçta, hangi kıtada sahneye çıkacaklar. Kim bilir, belki de Fenerbahçe maçında sahaya çıkıp, devre arasında Afrika Kupası uçağına yetişirler. Yani özetle, Okan Hoca'nın sihirli değneği bu sefer sakatları neye dönüştürecek, merakla bekliyoruz!