Efendiler, hanımefendiler, sevgili futbolseverler... Hani Galatasaray'ın o şaşaalı galibiyet serisi vardı ya? Heh, işte o, Devler Ligi sahnesinde, Union SG karşısında 'Alo, ben gidiyorum!' dedi ve gitti. Evde 1-0 mağlup olmak, hele ki seriyi bitirmek... Ne diyelim, nazarlık olsun. Ama gelin görün ki, bu işin bir de Rıdvan Dilmen boyutu var. Hani şu her şeyi önceden gören, 'ben demiştim' diyen, futbolun 'Şeytan'ı lakaplı hocası. Maç sonrası çıktı, masaya vurdu: 'Okan Buruk'un korktuğu başına geldi' dedi. Meğer Okan Hoca, 'Ben bu maçı 1-0'a göre planlayayım, iyi ilk 11'imiz var, rakibin yedekleri zaten...' diye düşündü, ama evdeki hesap, Union SG'nin çimlerine uymadı. Icardi'si 90 dakika oynayamayan, Sara'sı, İlkay'ı 'ben geldim ama tam gelmedim' diyen bir takımda, planlar hep kağıt üstünde kalır, değil mi? Amaç belli: kontrollü oyun, bir duran top, hop 3 puan!
Sonra ne oldu dersiniz? Talihsiz Jakobs sakatlanınca, Okan Hoca bir karar verdi ki, Rıdvan Dilmen'in tansiyonu fırladı! Arda'yı, evet Arda'yı, o sağ beki, aldı stopere koydu! Düşünsenize, bir düğün yapıyorsunuz, kemancıyı getirip davulcu yapıyorsunuz. Olur mu öyle şey? 'Ligin gıptayla baktığı ikili stoper bozuldu!' diye bağırdı Rıdvan Hoca. Orijinal sol bekin gidince, hocanın kurduğu savunma dörtlüsü hayatlarında antrenmanda bile bir araya gelmemiştir herhalde! E haklı adam, bu kadar rotasyonla değil takım, piknik grubu bile kurulmaz. Özellikle de o Sanchez varken rakibe nefes aldırmazken, Sanchez'sizliğe soyunmak, resmen 'gel gol at' davetiydi. Galatasaray'ın 'dokunulmaz' dediği yeri, kendi eliyle bozdu Okan Hoca, hayırlı olsun!
Hoca belli ki yedeklerin zayıf olduğunu biliyor, içinden 'Ah Lemina, ah Osimhen, neredesiniz!' diye geçirmiştir. Mecburen İlkay'ı sahada tuttu, orta sahada başka alternatif yoktu zira. Bir de maçın tuzu biberi var tabii: Golü atan Promise, iddiaya göre daha önce kırmızı kart görmesi gereken bir faul yapmış! Yani hem yedik golü, hem de belki faulden yedik, bir de üstüne Rıdvan Hoca'dan 'Arda'yı stopere koyan adamın hesabı şaştı' analizi. Okan Hoca'nın kafasında o 'mutlaka 3 puan almam lazım' fikri vardı ya, işte o bazen 0-0'ı bile aratır adama. Bir puan da fena olmazdı aslında, ama hırs işte, gözü kararttı.