Vay arkadaş, bu Galatasaray ne işler açtı başımıza! Şampiyonlar Ligi'nde tam 'Herhalde bu tur cepte!' derken, evinde Union SG diye bir takım çıktı geldi, bir gol attı, bütün hevesimizi kursağımızda bıraktı. Hem de kimden? Promise David'den! Adam adının hakkını verdi resmen, gol sözünü tuttu. E, bizim aslanlar da o golle beraber 3 maçlık galibiyet serisini çöpe attı, ne yazık ki 1-0 mağlup ayrıldı sahadan.
Şimdiye kadar 5 maçı geride bırakan Cimbom, ilk maçta Eintracht Frankfurt'a boyun eğdikten sonra sırasıyla Liverpool, Bodo/Glimt ve Ajax'ı devirip 'Geliyoruz!' havası estirmişti. 9 puanla fena bir yerde değillerdi hani, ama bu Union SG mağlubiyeti işleri biraz karıştıracak gibi. Sanki böyle ders çalışıyorsun, son sınavda kalem tutmuyor gibi bir durum.
Peki bu 'devler' ligi macerası nasıl devam edecek? Sarı-kırmızılıların önünde 3 tane daha kapışma var. Biri evinde, ikisi deplasmanda. Ve fikstür de öyle bildiğimiz kolay lokmalardan değil, sanki kasap vitrininden seçilmiş gibi: 9 Aralık 2025'te Monaco deplasmanı, sonra 21 Ocak 2026'da evinde Atletico Madrid, ve son olarak da 28 Ocak 2026'da Manchester City deplasmanı... Yani anlayacağınız, 'şampiyon' olmak yetmez, bir de zaman makinesiyle geleceğe gitmek lazım sanki bu maçları oynamak için! Takvim de bayağı ileri gitmiş, sanki uzay çağı Şampiyonlar Ligi bu!
Gördüğümüz kadarıyla Galatasaray'ın önünde hem zorlu rakipler hem de uzun bir takvim süreci var. Union SG yenilgisi belki bir uyandırma zili oldu, belki de 'Bizim işimiz devlerle, küçük takımlarla oyalanmayalım' dediler, kim bilir? Ama şu bir gerçek ki, eğer Devler Ligi'nde iddialarını sürdürmek istiyorlarsa, bu kalan maçlarda sadece futbol oynamak değil, aynı zamanda kaderin cilvelerine de göğüs germeleri gerekecek. Yoksa 9 puanla yola devam etmek yerine, 'Keşke Union SG'yi yeneydik' diye hayıflanırız biz de kahvelerde!