Vay anam vay! Trendyol 1. Lig'de işler iyice kızışmaya başladı, bakın kim gelmiş! Çorum FK, bildiğiniz gibi teknik direktörlük koltuğuna Hüseyin Eroğlu'nu getirdi. Adamın kariyerinde tam dört tane şampiyonluk var, öyle boş bir çuval değil yani. Haliyle, Çorum FK Başkanı Baran Korkmazoğlu da 'Hocam sen gel hele, beşinciyi de bize yaz' diyerek Eroğlu'nu direkt kupaya davet etmiş. Hani, 'hoş geldin' demeden önce 'kupa nerede?' diye sormuş gibi bir durum...
Başkan Korkmazoğlu'nun hedef tahtası da öyle küçük mınık değil ha! Önce Süper Lig'e çıkış, sonra 'Anadolu'nun yıldızları' dedikleri bir akademi kurup altyapıyı şahlandırmak. Durun durun, bitmedi! En uzun vadelisi de neymiş biliyor musunuz? Çorum FK'yi direkt Avrupa'ya entegre etmek! Yani hocam, 'önce bir lige çıkalım da' demek yerine, adamlar şimdiden Şampiyonlar Ligi müziğiyle uyuyup kalkıyor olabilir. Sanki Çorum, Avrupa'nın yeni Manchester'ı olacakmış gibi, bir heyecan, bir beklenti!
Tabii bu kadar büyük beklentiye karşı Hüseyin Eroğlu ne dedi? Dedi ki, 'Bahane üretmek yok, tecrübemizle, iletişimimizle bu takımı taşıyacağız!' Klasik hoca söylemi, biliyoruz. Ama bakın, çok ilginç bir detayı da patlattı: Kariyerindeki şampiyonluklarda takımlarının renklerinden biri hep kırmızıymış! E Çorum FK'nin de renkleri kırmızı-siyah. Hocam, sanki gizli bir büyücü gibi, 'kırmızı var mı, tamamdır' modunda. Yani kısacası, Çorum'un 'kırmızı' şansı, bu sezon Hüseyin Hoca'nın uğuruyla birleşip şampiyonluk getirecek mi? İşte bütün mesele bu!
Hocanın kendine güveni tam, takıma güveni tam, başkana göre zaten 1. Lig'in en tecrübeli hocası. Bakalım bu 'kırmızı şans' ve 'bahane yok' felsefesi, Çorum'u gerçekten Süper Lig'e, oradan da direkt Avrupa'ya taşıyabilecek mi? Yoksa o 'Anadolu'nun yıldızları' başka ligde mi parlayacak? Takipteyiz, çaylarımız hazır, bekliyoruz efendim!