Vay arkadaş, Premier Lig'in 12. haftasında Manchester United ile Everton kapışıyor dedik, biraz tansiyon, biraz mücadele izleriz diye beklentilere girdik. Ama ne görelim? Everton cephesinde öyle bir "takım içi iletişim" dersi verildi ki, biz bile şaştık kaldık. Idrissa Gana Gueye isimli abimiz, Michael Keane'e öyle bir "dokunuş" yaptı ki, sanırsın soyunma odasındaki hararetli tartışma aniden sahaya taşındı. Adam tokat attı yahu, bildiğin tokat!
Daha maçın 13. dakikası, ortalık daha yeni yeni ısınıyor, futbol topu bile kimin ayağında kalacağına karar verememişken, 36 yaşındaki Gueye'nin sabrı taştı. Herhalde Keane, pası yanlış yere attı ya da topu kaptırdı diye bizim Gueye abimiz kendini tutamadı. Sahada rakibe değil, kendi takım arkadaşına girişince, hakem de "Buyurun kırmızı kart, erken duş!" der gibi fişini çekti.
Vallahi bu ne perhiz ne lahana turşusu diye sorarlar adama! Premier Lig dedik, sertlik dedik, ama 'tokat' mı dedik? Everton'da işler anlaşılan o ki, sahada değil, içeride karışmış. Ne diyelim, Gueye bu hareketle takımına bayağı bir "destek" olmuş oldu, maçın geri kalanını 10 kişi oynayarak. Herhalde Keane de maçtan sonra Gueye'ye bir kahve ısmarlamıştır, "O kadar dokundun, bari gönlümü al" diye. Bakalım bu "dokunuş" Premier Lig tarihine nasıl bir ders olarak geçecek... Dersin adı da sanırım "takım içi dayanışmanın sınırları" olur.