Vay babam vay, Union Saint-Gilloise'ın teknik direktörü David Hubert isimli abimiz, bizim RAMS Park'a gelmiş, maç öncesi şöyle bir muhabbet çevirmiş. Şimdi kendisi geçen sene Fenerbahçe'ye gelmiş, atmosferi görmüş falan ama bu sefer "Galatasaray'ın atmosferi çok daha ateşliymiş, duyduk" demiş. Ya arkadaş, burası RAMS Park, öyle basit bir yer değil, bildiğin tribün ateşiyle yemek pişirilen yer! Neyse, adam da akıllılık etmiş "buna göre hazırlandık" diye, herhalde maçtan önce takıma bol bol soğuk duş aldırıp kulak tıkacı dağıtmıştır, yoksa bu atmosferde kafa kalmaz adamda.
Şimdi bizim David hoca, Galatasaray'ın kadrosuna falan bayağı bir övgüler düzmüş, "çok büyük takım, seviyesi çok yüksek" falan demiş, eyvallah o kısımları doğru. Hatta "9 puan aldılar" demiş, ona da okey. Ama sonra "Liverpool'u yendiler" deyince bir an durdum. Yahu David abicim, bizim Galatasaray o Liverpool'u yenmiş olsaydı, şimdi burada sizinle değil, başka gezegenlerdeki takımlarla maç muhabbeti yapıyor olurduk, ne Liverpool'u! Sanki adam Premier Lig'le Süper Lig'i aynı potada eritmiş, ortaya ilginç bir yorum çıkarmış. Ama asıl bomba, eksikler sorulunca patladı...
...David hoca aynen şöyle dedi: "Victor Osimhen yoksa Barış Alper Yılmaz var. Mauro Icardi var. Leroy Sane var." Şimdi benim sevgili arkadaşım, ben burada kahvemi içerken bir afalladım. Barış Alper'i anladık, maşallahı var, 11 farklı pozisyonda oynayıp gol atabiliyor ama Osimhen Napoli'de, Sane de Bayern Münih'te top koşturmuyor muydu en son? Yoksa Hubert Hoca'nın kadro listesi bizden daha geniş, dünya karması gibi bir Galatasaray kadrosu mu hayal ediyor? Sanırım kendisi maça çıkmadan önce biraz fazla FIFA oynamış, oyuncuları takımları falan birbirine karıştırmış. Neyse, kendisine başarılar dileriz, umarız maç esnasında topa kimin vurduğunu falan da karıştırmaz, yoksa skor tabelası epey renkli olabilir!