Chelsea'nin yeni şef garsonu Enzo Maresca, Şampiyonlar Ligi'nde Barcelona'yla kapışacakları maç öncesi öyle bir basın toplantısı düzenledi ki, sanırsın Barça'nın tanıtım yüzü olmuş! Adamcağız, "Barcelona inanılmaz bir takım," diyor, "her zaman onlardan bir şeyler öğreniyorsunuz," diye ekliyor, yetmiyor, "saldırıları, savunmaları, geçen sezonki şampiyonlukları..." Neredeyse kalkıp Barça marşı okuyacak, o derece! Rakip teknik direktör mü, yoksa hayran kulübü başkanı mı, karıştırıp durdum valla. Bizimki de yarın sahada topu arayıp bulmaya çalışacak herhalde bu kadar övgüden sonra.
Tabi mevzu Lewandowski'ye gelince, "Kesinlikle agresif olacağız," buyurdu Maresca. İyi hoş da, sonrası tam bir "amaaan ne yapalım" listesi gibiydi: "Lewandowski tamam da, Lamine Yamal'ı var, Fermin Lopez'i, Frenkie de Jong'u... Uuuufff bitmiyor!" Sanki kendi takımını sayarken yorulmuş gibiydi. "Bizim de kazanmaya çalışacak oyuncularımız var," dedi ama sesindeki o "hadi inşallah" tınısını yakalamamak imkansızdı. Stamford Bridge'de oynayacaklar, sanırsın Camp Nou'da dostluk maçı.
Genç yetenek kıyaslamalarına da değindi tabi. Barcelona'nın gencecik yıldızı Yamal ile kendi evlatları Estevao'yu karşılaştırırken, "Estevao da şimdiden yüksek seviyede oynuyor, çok genç ama daha iyi olacağı şeyler var," diye bir cümle kurdu. Yani hani, Yamal'a bu kadar hayranken bizimki de fena değil mesajı verdi ama ne yalan söyleyeyim, biraz "bizim çocuk da iyi çocuktur hani" der gibiydi. Bir de Cole Palmer meselesi vardı; çalışmalara başlamış ama Arsenal derbisine yetişemeyecekmiş. Eh, bu kadar Barcelona övgüsüyle zaten işler karışık, Palmer da yetişmese ne gam. Yarınki maç için "şampiyonluk yarışı mı, yoksa ustalık gösterisi mi izleyeceğiz, göreceğiz" diyelim, ama Maresca'nın gönlü zaten Camp Nou'da gibi.