Vay arkadaş, sonunda beklenen an geldi mi yoksa yeni bir ‘yarın’ mı başlıyor bilemedim! Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, 8 Eylül günü için öyle bir açıklama yaptı ki, taraftar şimdi ya sevinçten havalara uçacak ya da yine bir 'yarın bu saatlerde' sendromuna girecek. Başkan diyor ki, "Muhtemelen yarın bu saatlerde yeni teknik direktörümüzü açıklayacağız." Yani beyler bayanlar, koltuklarımıza sıkı tutunalım, belki de o meşhur 2 yerli, 1 yabancı adayın içinden bir 'kaptan' nihayet geminin dümenine geçiyor. Hadi bakalım, merakla bekliyoruz, bu seferki sürpriz yumurtadan ne çıkacak!
Ama durun, sadece hoca mevzusu değilmiş gündem. Başkanımız vizyonunu genişletmiş, ufuklara yelken açmış adeta. Stat kapasitesi 65.000'e çıkacakmış, 'bu sezon parçalar inşa edilecek, sonra seneye monte edilecek' falan... Anlayacağınız, Fenerbahçe'de futbol sadece sahada oynanmıyor, bir yandan da devasa bir IKEA kataloğu projesi yürütülüyor. Borçlar için de bankalar 'yeşil ışık' yakmış, iki arazi projesinden gelecek paralarla ödeyeceklermiş. Gerçi 'rakipler daha kolay iş hallediyor, bizde bürokrasi dağları aşıyor' serzenişini de ihmal etmemiş. Eh, olsun Başkan, yollar dikenli de olsa sonunda 'onarım tamam, şimdi yatırım' diyebilmek de bir başarıdır. Yeter ki o 'yatırım' sahaya da yansısın da biz de bir görelim şu kalkınmayı!
Şimdi bütün bu 'inşa edilecek', 'monte edilecek', 'bürokrasi' ve 'yatırım' muhabbetinin üstüne, o 'yarın bu saatlerde' gelecek olan teknik direktör, bakalım bu büyük resmi tamamlayacak son parça mı olacak, yoksa yine puzzle'ın eksik bir parçası olarak mı kalacak? Hep beraber göreceğiz. Ama Fenerbahçeli olarak umut etmekten başka ne gelir elimizden? En azından 'yarın' var, değil mi?